Elma Dergisi bir yılı geride bıraktı

elma dergisi logoOcak ayı. Henüz yılın ilk günleri. 5 Ocak 2010, Saat 20.45. Hayır tarih doğru  2010. Geçen sene bugün bu saatler… “Apple yeni bir oyuncak çıkarmak üzere. Aslında yıllardır konuşuluyordu. Tablet bilgisayar. Sağa bakıyorum yok, sola bakıyorum yok. Yeni oyuncakla ilgili hızlı güncellenen, kafa dengi bir haber sitesi, blog vs yok. Sadece ben mi merak ediyorum bu yeni oyuncağı? İçimde de bir his, Apple bir şey çıkaracak, çok eleştirilecek ama milyonlarca satacak… Bilişim sektörüne yeni bir yol çizecek. Ama yok. Galiba benden başka kimse merak etmiyor. Adı da zaten belli değil, çıkıp çıkmayacağı da… Derken aklıma bir fikir geliyor. Madem ortalıkta bir boşluk var, neden bu boşluğu doldurmayayım? Belki benim gibi düşünen birileri daha vardır. Bir blog kursam, Apple ile ilgili haberleri, dedikoduları, fotoğraf ve videoları paylaşsam, dilim döndüğünce yorumlasam… Olur mu acaba? Olmaz sanırım. Bir iki Apple Blogu var zaten. Ee, işlerini de iyi yapıyorlar. Tek sıkıntı güncellik. Kimisi iPhone’u yere göğe sığdıramıyor, kimisi Mac’leri. Sadece belirli bazı haberleri yayınlıyorlar. O da dediğim gibi, arada sırada… Peki ya olursa? Ya benim gibi düşünen başkaları da varsa? Apple ‘ı seven, ürünleri kullanırken zevk duyan, paylaşmaya meraklı, sadece iPhone’u değil, Apple’ın tüm ürünlerini seven  zevkle kullanan kişiler…

Belki de sadece bir deneme yaparım. Bir blog kurar, zaten takip ettiğim konuları paylaşırım. Eh biraz emek veririm. Bir yıl da ömür biçerim. Bir yıl sonra zaten ne olacağı belli olur. Tamam mı, devam mı o zaman karar veririm.”

İşte bunlardı geçen yıl bugün aklımdan geçenler. Tam bir yıl olmuş. Bir gecede aklıma gelen fikri, yine bir anda karar verip aklımda belirmiş bir alan adı olan Elma Dergisi’ni almakla başladı her şey. Alan adını aldığımda daha ne yapacağımı bile düşünmemiştim. Hayatımda ilk kez wordpress denen içerik yönetim sistemi ile uğraşacaktım. 6 Ocak 2010’da Elma Dergisi resmen yayın hayatına başladı. Show Başlıyor! başlıklı ilk yazıyı 6 Ocak’ta yazarken, bu projenin bir yıl sonra çöpte olabileceğini de düşümüyor değildim.

İlk üye olan kullanıcılar yakın çevremdendi. Sonra yenileri geldi. İlk yorumlar… Ne çok heyecanlanmıştım. İşimden gücümden fırsat buldukça yazmaya başladım. Ben yazmaya devam ettikçe sitenin grafiği de yükselmeye devam etti. Daha ikinci ay sonunda Google aramalarda saniye farkı ile Elma Dergisi’ni dizinini ekler oldu. Üç ay geçtiğinde 100 den fazla üye takip ediyordu blogu. Altı ay dolmadan bir gün içinde 1000 in üzerinde ziyaretçi olduğunu, hosting firmamın Elma Dergisi’nin yayınını durdurmasıyla öğrendim. 10 GB lık aylık trafiğim dolmuş! Nasıl yani dedim ve Google Analytics ‘e baktığımda sitenin ziyaret sayacının günlük 1000 ‘in üzerine çıktığını gördüm. Apar topar hosting firmam ile görüşüp bant genişliğini ve trafiğini arttırarak blogun tekrar yayına girmesini sağladım. Bana bu proje için ayırdığım bütçeden fazlasına mal olmaya başladığını da aynı gün öğrendim :) Blog’da sağ frame’de gördüğünüz reklamlar, Blog’un sağlıklı bir şekilde yayın hayatına devam edebilmesi, kendi kendini amorti edebilmesi için o günlerde yerleştirildi. Şimdilik durum iyi. Bu yıl pek tıklayan olmadı sanırım, şimdilik içerdeyiz. Ama seneye blog kendisini finanse eder umarım…

Bir yılda 660’dan fazla yazı, 900 küsür yorum yazılmış. Yüzlerce üye, binlerce ziyaret… Genel olarak arada sırada yaptığım anketlerden, ziyaretçilerin ve üyelerin Elma Dergisi’nden memnun olduğunu görüyorum. Aslına bakarsanız, arada sırada “Mehmet Bey şöyle yapsanız daha iyi olur…” gibi mailler almak isterdim. Öneriler, yeni fikirler… Bu blog’un sadece bana ait olmasını istemiyorum. Bu yüzden paylaşıyorum zaten. Birlikte yazalım ,çizelim,birlikte şekillendirelim. Hatta konu hakkında kendine güvenen var ise, benimle birlikte Elma Dergisi’nde yazmak için bana ulaşabilir. Öyle aman aman çok teknik konuları bilmeseniz de, içinizde bunu yapabileceğinize inanıyorsanız, çekinmeden İLETİŞİM formunu doldurun! Elma Dergisi’nde sizin de yazılarınız yayınlansın…

Sizden bir isteğim daha olacak. Nasıl bir Elma Dergisi istediğinizi yorumlarınızda yazarsanız sevinirim. Bu blog’un, yazılarımın hepsini sevmek zorunda değilsiniz. Eksikleri yazın ki daha güzel bir blog olsun.

Geçen yıl, kimi zaman Apple’a sinirlendik, kimi zaman alkışladık. Bazen bizi saçma sapan şeylerle sinirlendirdi, bazen de hayatımızı kolaylaştırdı. Ben geçen yıl bu günlerde size verdiğim sözü tutup tüm Apple severlere elimden geldiğince ekosistemde olup bitenleri paylaşmaya çalıştım. Bu yıl da, çok seveceğinizi düşündüğüm birkaç sürpriz ile (şimdi yeniliklerden bahsetmeyeyim, zamanı gelince görürsünüz) Elma Dergisi yayın hayatına tam gaz devam edecek. Geçen yıl ben epey keyif aldım. Umarım siz de benim kadar keyif almışsınızdır. Hepinize sonsuz teşekkürler. Güzel bir yıl geçirmeniz dileğiyle…

Mehmet Avincan

Elma Dergisi

Tagged With: ,