Elma Dergisi Gözüyle Beyaz iPhone 4

Front, back, and side views of iPhone 4 in white.

Öncelikle bu yazıyı okumadan önce, Elma Dergisi Gözüyle iPhone 4 başlıklı yazımı okumanızı tavsiye ederim. Türkiye’de resmi satışının başladığı ilk gün alıp sizler için akşama kadar beklemiştim :) Beyazı kuzenim için aldık. Yeterli ışıklandırmam olmadığı için fotoğraflarım biraz zayıf oldu ama idare edeceğiz… Yazının devamında fotoğraflarla unboxing ve siyaha göre kendimce yorumlarımı paylaşıyorum. 

Her ürünün kutusunu, o ürüne özel olarak hazırladığı için bu yazıda da kutudan başlayarak fotoğrafları yayınlamayı uygun gördüm…

Arada komşuluk ilişkileri olduğunda Micro Sim’e ekstra ücret ödenmeden sahip olunabileceğini de bugün öğrenmiş olduk. Normalde 10 TL ücret alınmasını hala anlayabilmiş değilim.

Elma Dergisi Gözüyle iPhone 4 başlıklı yazımda kutu içeriğine detaylı bir şekilde değindiğim için tekrar aynı şeyleri yazmak istemedim. Arzu edenler kutu içeriğinin detaylarına önceki yazıdan ulaşabilirler.

Tadaaaaa….

Siyaha göre beyazın daha şık durduğunu (görece) itiraf etmeliyim. İlk gözüme çarpan şeyler, cihaz üzerindeki sensör, hoparlör ve kamera’nın fazlasıyla göze batar olduğuydu. Bazıları için takıntı derecesinde rahatsızlık verdiğini biliyorum. Henüz takıntılarım yok ama kişisel tercihim genellikle siyahtan yana…

Kutu içeriğinde herhangi bir değişiklik söz konusu değil. Apple’ın şarj aleti, kablo, kulaklık gibi ürünlerde sadece beyaz renk tercih etmesi, bu ürünle birlikte “olmuş” dedirtiyor… Ne yalan söyleyeyim siyah iPhone ile birlikte beyaz kulaklık alıştığımız için normal gibi gelebilir ama beyazla kesinlikle her şey daha güzel.

Kendi evimde, ışık çadırı içinde yeterli bir aydınlatma ile çekim yapmak isterdim ama malesef böyle bir imkanım yoktu. (Tamam kabul, acele ettim biraz :) Bazı karelerde iso 1000 idi…)

Göze, rengi nedeniyle beyaz iPhone’da fazlaca çarpan sensör, sanki fazlalıkmış hissi veriyor…

Fotoğraf ile anlatmak zor ancak siyah ile kıyaslandığında renk nedeniyle cihaz daha büyük olarak algılanıyor.

İşte bir süre Elma Dergisi gündemini de meşgul eden en önemli mesele; Beyaz iPhone 4 daha mı kalın? Resmi sitesindeki teknik özellikler bölümünde böyle bir farktan bahsedilmiyor. Ürünü elinize aldığınızda da algılamak kolay kolay mümkün değil. Arka kısmındaki jelatin duruyorken çektiğim bu fotoğraftan farkı algılayabilen var mı bilmiyorum ama neredeyse 0.1 mm lik bir fark var.

Gerçi bu tip testlerin laboratuar ortamında yapılması gerektiğine inanırım ama üzerine düz bir cisim koymadan içim rahat etmeyecekti. Neredeyse siyahın üzerindeki tozları süpürecek kadar bir açıklık kaldığını belirtmek isterim. Gerçekten çok detaylı bir şekilde incelemeden bu farkı algılamak inanın mümkün değil.

İlk açılış…

“Beni iTunes’a bağlamazsan bir halta yaramam” uyarısı… Uyarıyı takiben kuzenimin PC sine iTunes yükleyene kadar her şey güzeldi. Windows ile uğraşmayalı uzun zaman olmuş. İnternetten iTunes’u indirip kurmak işkence gibi geldi. Hele hele vista adlı işletim sistemi ile uğraşan arkadaşlara sabır diliyorum. Alışmışız inen uygulamaya tıklayıp açmaya…

Bana denk gelen sürüm 4.3.2 idi. iTunes’a bağladığımda 4.3.3 e güncelleme yapmak (görece) mantıklı…

Bu aşamadan sonrasını zaten hepiniz biliyorsunuz. Aslında önemli kısım buradan sonrası zaten. iPhone, kesinlikle şık bir cihaz, katılıyorum. Ama iPhone’u iPhone yapan şey kasası, rengi, imalatında kullanılan kaliteli malzemeleri değil. iPhone, iOS ile çalıştığı için bu kadar popüler oldu. iOS, Mac OS’tan esinlenerek ortaya çıktı. Bugün dünyanın en iyi mobil işletim sistemi. Uygulama mağazası App Store ve muazzam başarısına hiç değinmiyorum.

Beyaz iPhone 4 ile ilgili söyleyecek pek bir şey yok. Elma Dergisi Gözüyle iPhone 4 yazımda zaten daha fazla detay vermiştim. Onun rengi beyaz olanı, hepsi bu :) Yeri gelmişken birkaç not vermek istiyorum. iPhone’u bir windows PC ile kullanmak eziyet gibi. Mac’e yeni bir Apple ürününü bağladığınızda her şeyi kendisi hallediyordu. Windowsta her şeyi sizin göstermeniz gerekiyor. Yerleşik, başarılı bir fotoğaf arşiv uygulaması, başarılı bir adres defteri vs olmadan biraz sıkıntılı bir süreç. Aslında biz Mac kullanıcıları, sistem ile birlikte gelen uygulamalar çok başarılı olduğu için, genellikle yerleşik yazılımlarla işlerimizi rahatlıkla halledebiliyoruz, sistem ile birlikte gelen yazılımları kullanmak eziyet gibi gelmiyor. Kullanıcı dostu bir işletim sisteminin neden bu kadar önemli olduğu, windows kullanınca ortaya çıkıyor. Son olarak, iPhone’u Windows PC ile kullanan arkadaşlarıma, Mac ile kullanmaya başlayınca pek çok şey kazanacaklarını hatırlatarak yazımı sonlandırayım. Teşekkürler…

 

Tagged With: , , , , , ,