Elma Dergisi Gözüyle iOS 9’un İlk İzlenimleri

Uzun zaman oldu değil mi? İşler güçler derken bir baktım arayı epey açmışız. Neyse ki üzerinde bol bol yazılıp çizilecek birkaç konumuz var artık. Daha sık görüşürüz belki bu sayede. Elma Dergisi’nin müdavimleri iOS’tan çok OS X ile ilgilendiğimi bilirler. Mac insanıyım, gururla “i’m a mac” derim her fırsatta. Ancak popülaritesi ve halihazırda ülkemizde aktif kullanıcı sayısı açısından iPhone, iPad veya iPod cihazlarının işletim sistemi iOS ile daha yakından ilgilenen kullanıcıların beklentilerini gözardı edemeyip önce iOS 9 incelemesini yazmaya karar verdim.

Yazıya başlamadan önce söyleyeyim ki sonradan yorum, mesaj veya türlü sosyal mecralardan “ben de kurmak istiyorum, UDID kaydı yapıyor musunuz” diye boşuna sormayın;

Apple bu yıl iOS 9’un beta sürümlerini geliştirici olmaksızın pek çok kişiye açacak. Halka açık beta sürümler Temmuz ayından itibaren yayınlanacak. Tek yapmanız gereken bu programa henüz kayıt olmadıysanız beta.apple.com adresine girerek adınızı yazdırmak.

Hal böyleyken bana kalırsa kayıtla vs uğraşmadan birkaç gün daha dişinizi sıkıp halka açık beta sürümü yüklemekte fayda görüyorum.

image_large_2x (1)

iOS 9 şimdilik sadece kayıtlı geliştiriciler tarafından yüklenebiliyor. Neredeyse her yıl beta sürümleri mecburen veya meraktan test ettiğimiz ve ne gibi sorunlara yol açtığını bildiğimiz için biraz çekimser davrandım. Merakıma yenilip yayınlandıktan birkaç saat sonra iOS 9’u indirip kurdum.

İncelemeyi, bir taraftan sistemi kullanırken yapmayı ve karşıma çıkanları ayrı zamanlarda yazıp sonradan birleştirmeyi düşünüyorum. Bu yüzden paragraflar arasında maalesef bir ahenk olmayacak belki ama bu sayede daha içten bir inceleme çıkacağını umut ediyorum.

Kurulum esnasında bir an iPhone’un yanacağını düşündüğümü itiraf edeyim. Gerçekten şimdiye kadar bu kadar çok ısındığına hiç şahit olmamıştım. Kurulum neredeyse birkaç yıldır hemen hemen aynı. Bir önceki (daha doğrusu mevcut) sürüm olan iOS 8 ile tamamen aynı. Yine o bilindik “MERHABA” ekranı, iCloud şifrenizi girin vs.

Adsız 6“Güncelleme” olarak yüklediğim için mevcut ayarlarım vs. her şey yerli yerinde duruyordu. İlk olarak klavye çarptı gözüme. Klavye, iOS 8 ve öncesindeki her sürümde sadece büyük harfler ile kullanılıyordu. Başka bir değişle siz küçük harflerle yazsanız dahi harflerin sanal klavyedeki gösterimi hep büyük harflerleydi. Tıpkı bilgisayarınızın fiziksel klavyesi gibi. iOS 9 ile birlikte küçük harfler ile yazarken, klavyedeki harflerin gösterimi de küçük harfler ile olmuş. Alışana kadar canım çıktı. Neyseki bir süre sonra el alışkanlığından olsa gerek sorun kalmıyor. Bu seçeneğin ayarlar altından kapatılıp kapatılamadığına baktım fakat böyle bir seçenek göremedim. Hazır klavyeden bahsetmişken, iOS 8’de sistem dili İngilizce ise, kelime tahminleri açılıyordu. O kelime tahminleri artık Türkçe kullanırken de açılıyor. İngilizce kadar iyi çalışmıyor fakat hiç olmamasından iyidir.

Klavyeden başlamışken en önemli özelliğini atlamak olmaz. Uzun bir metin düzenlerken klavyeye iki parmağınız ile dokunup sürüklemeye başladığınızda, klavye bir trackpad gibi tepki vermeye başlıyor. İmleci dilediğiniz yere götürüp bırakabiliyorsunuz. Ayrıca eğer klavyeye iki parmağınız ile dokunup bir süre beklerseniz dilediğiniz metni seçebiliyorsunuz. Bunun sadece iPad ile yapılabildiğini sanıyordum ama iPhone’da yapıldığını görmek beni çok mutlu yaptı.

IMG_3485Sistemin fontunun değiştiğini bile daha sonra fark ettim. Artık iOS 9’un sistem fontu Apple Watch’ta da kullanılan San Francisco olarak geliyor. Biraz daha kibar mı dersiniz, daha kolay mı okunuyor dersiniz, sever misiniz sevmez misiniz bilemem. Yazı tipi artık böyle. Bana biraz küçük geldi, bakalım siz nasıl bulacaksınız?

Biraz garip mi gidiyor inceleme yazım? Alışmaya çalışın. Yeniler sorun yaşıyordur belki ama eskiler “Elma Dergisi gözüyle” nasıl oluyormuş bilirler. Ne gördüysem, ne hissettiysem onları yazmak daha keyifli bence. Yoksa zaten özellikleri çarşaf çarşaf her sitede yazıyor. Neyse biz devam edelim.

iOS’ta ana ekrandayken ekranı aşağıya doğru çektiğinizde arama kutusu geliyordu. Şimdi ana ekrandayken, ekranı sağa çekince de arama ekranı geliyor. Ama ne ekran. Kulladığımız cihazlar, Nihayet bunlara taktığımız “akıllı” sıfatını hak eder oluyorlar.

Aslına bakarsanız arama ekranı diyorum ama öneri ekranı daha doğru olurmuş. Arama kutusunun hemen altında Siri’nin önerileri yer alıyor. Daha önceki alışkanlıklarınız cihaz içinde muhafaza ediliyor ve bulunduğunuz konumda daha önceden kullandığınız uygulamalar veya görüştüğünüz kişiler size öneriliyor. Ne kadar akıllı olduğunu şöyle özetlemeye çalışayım; iş yerimde kullandıklarım ile evimde kullandıklarımı algılaması normal evet ama mutfakta veya salonda aldığım önerilerin değişmesi beni gerçekten şaşırttı. Ayrıca arama kutusunda para birimleri veya pek çok ölçü birimini birbirine çevirmek vs de mümkün. Uygulamalar içinde de arama yapıyor ki, denemenizi tavsiye ederim. Makarna yazıyorum, o bana yemek tarifi uygulamasından bir öneri sunuyor :) Hatta o an bulunduğunuz yerin yakınlarında haritada kayıtlı mekanlar varsa onları da listeliyor.

IMG_3487Kurulumdan sonra eski bir not için “Notlar” uygulamasını açtım ve uygulamayı güncelledikten sonra eskisine benzeyen yepyeni bir uygulama gördüm. Gerçekten bu sefer çok yetenekli olmuş. Notlarda yer alan fotoğraf vb içeriğe tek bir düğme ile ulaşmak mümkün. Ancak daha iyisi, yeni bir not yarattığınızda veya mevcut bir notu düzenlemek istediğinizde klavyenin hemen sağ üst kısmında beliren + tuşuna bastığınızda ortaya çıkıyor. Birkaç kalem, basit renk seçimi, silgi ve en çok hoşuma giden araç olan cetvel, yeni açılan bir araç çubuğunda sizi bekliyor. Cetveli çok sevdim çünkü açısını dilediğiniz gibi ayarlayıp mastar olarak kullanabiliyorsunuz. Çizgiler cetvelin kenarını takip ediyor ve sapmıyor. Yeni uygulama ile çizim yapmak, zengin metin düzenlemesi yapmak, işaret kutuları oluşturmak vs pek çok güzellik geliyor.

Bu arada biraz önce pil seviyem %20 nin altına düştüğü için ekranda beliren uyarı kutusunda “Düşük Güç Modu” nu seçebilmem için bir düğme vardı. Gerçek zamanlı yazıyorum incelemeyi :) Düşük güç moduna normalde Ayarlar/Pil seçenekleri ile de ulaşabiliyorsunuz. Bu sayede her ne kadar siz fark edemeseniz de sistem bazı özelliklerin harcadığı enerji seviyesini düşürüyor ve bir ila üç saat fazladan kullanım imkanı sunuyor. Genel olarak performans ve ağ etkinliği azalıyor. Mail’deki anında al seçeneği manuel oluyor. Arkaplanda uygulama yenileme kapanıyor. Hareket efektleri ve hareketli duvar kağıtları etkinliğini kaybediyor. Bu modda olduğunuzu anlamanın en kolay yolu, pil simgesine bakmak. Rengi sarıya dönüşüyor :)

Aslında enerji yönetiminde birkaç değişiklik daha var. Sistem iOS 8’e göre daha az pil  tüketecek, son sürüm çıkmadan yargılamak yanlış olur. iOS 9’un bu ilk betası şu sıra gözle görülür derecede fazla pil tüketiyor.  Hoşuma giden hoş bir detay, hani piliniz can çekişiyordur ve sürekli birileri bir şeyler yazar veya başka bildirimler gelir ve siz o arada ekran ışığı için harcanan pil yüzdesini kafanızda matematik denklemleri ile çözmeye çalışırsınız… Hah işte tam bu noktada telefonu ters çevirmeniz yeterli. Yüzüstü durduğunda telefon bildirimler için ekranı aydınlatmıyor :) Buna bayıldım.

IMG_3486Apple nihayet düşük hafıza kapasiteli cihaz kullananları düşünüp güncelleme boyutlarını insani seviyelere indirgemiş. Örneğin iOS 8’in güncelleme dosyası 4.58 GB iken iOS 9’unki sadece 1.3 GB. Bu sayede her yeni güncellemede daha az şey sileceğiz.

WWDC 2015 açılışını izlemiş olanlar görmüştür zaten ama izlememiş olanlar için söyleyeyim, Siri değişmiş. Sadece arabirimi değil, hızlanmış, güzelleşmiş, akıllanmış.

Artık daha çok şey yapabiliyor. “Geçen hafta iş yerinde çektiğim fotoğrafları göster” dediğimde şak diye karşıma çıkarttı, ben de şapka çıkardım. Olması gereken de buydu zaten. Henüz her yeniliği tek tek test edemedim elbette ama denediklerimi baz alarak konuşursam oldukça başarılı iş çıkarıyor diyebilirim.  Halen spor müsabakaları hakkında bilgi veremiyor maalesef. Bazı sorularda ise direk cevap vermek yerine webde arama yapmayı önermeyi sürdürüyor.

Harita uygulaması da güzel olmuş. Gerçi asıl bomba toplu taşıma hatlarını, duraklarını, sürelerini entegre etmişler ve bizim memlekette çalışmıyor. Zaten bizim memlekette sürekli bunlar değişiyor, nasıl eklerler ve güncellerler bilmiyorum. Ama dikkatimi IMG_3490çeken kısım, navigasyon cihazlarındaki gibi POI veya daha anlaşılır bir biçimde ilgi alanları seçerek direk mekanları listeleme özelliği oldu.

iOS 9 ile birlikte “Haberler” adında yeni bir uygulama daha tanıtılmıştı ancak şimdilik pek az ülkede olup, henüz bizde olmadığı için uygulama benim kullandığım sürümde yer almıyor. Emin olun çıktığında flipboard vb uygulama geliştiriciler hiç de memnun olmayacak.

Mail uygulamasında gözüme çarpan bir yenilik var. Önceden maili oluşturduğumuz ekranda basıp basılı tuttuğumuzda kes/kopyala/yapıştırdan sonra fotoğraf/video ekleyebileceğimiz bir seçenekler listesi çıkıyordu. Artık bu listeye dosya eklemek de mümkün. Seçtiğinizde iCloud Drive’dan dilediğiniz belgeyi ek olarak maile ekleyebiliyorsunuz.

Bir mesaj veya mail oluştururken “kime” bölümüne birinin adını yazmaya başladığınızda sık kullandıklarınızı öne çıkartıyor. Eğer daha önce bir gruba yazdıysanız ve bu gruptan bir kişinin mail adresini seçtiyseniz, gruptaki diğer kişilerin de öneri olarak aşağıda listelenmesi çok hoşuma gitti doğrusu.

Bu öneri meselesini gerçekten sevdim. Gelen bir mail içindeki bilgileri baz alarak takvime kendi kendine öneri olarak notlar oluştuyor. Tarihi, saati vs kullanıyor. Yazının başında da söylediğim gibi, nihayet gerçekten akıllı olmaya başladı bu aletler. Benzer bir başka güzellik ise arayanın kim olduğunu tahmin etmesi. Rehberinizde kayıtlı olmayan fakat daha önce mail ile yazıştığınız ve mailinde telefon numarası bulunan birisi sizi aradığında, arayan kişinin numarasının altında, kişinin o maildeki isim olabileceğine dair küçük bir bilgi gösteriyor.

IMG_3491Arayüzdeki dikkat çekici bir gelişme ise uygulama seçici. Home tuşuna iki kez bastığınızda açık olan uygulamalar ekranda görüntüleniyordu. Yeni tasarımda dik olarak uygulamanın tam ekran hali görünüyor nispeten daha kullanışlı diye düşünüyorum.

Uygulamalar arası geçiş yapanların hoşuna gidecek bir yenilik daha var. Diyelim ki mesajlardasınız ve gelen bir bağlantıya tıkladınız. Safari açılıyor ve tıkladığınız linke gidiyorsunuz. Evet buraya kadar her şey normal ama siz bunu yaptığınızda operatör ismi ve sinyal barları kaybolup yerine, “mesajlara dön” şeklinde bir düğme beliriyor. Bu sayede işinizi bitirdiğinizde kaldığınız yere kolayca geri dönebiliyorsunuz.

Özellikle iPad Air 2 kullanıcılarının hoşuna gidecek bölünmüş ekran gibi iPad’e özgü birkaç yenilik daha var ki onları ayrıca inceleyip daha detaylı yazmak istiyorum.

Genel anlamda ben iOS 9’u oldukça hızlı ve güçlü buldum diyebilirim. Bunu daha ilk beta olmasına rağmen hissetmek mümkün. Muhtemelen iOS 9’un pek fazla yenilik getirmediğini hemen fark etmişsinizdir. Kesinlikle evet. Yenilik oldukça az. Zaten iOS 9’u bir ek paket gibi görmek gerektiğini her fırsatta dile getiriyorum. Tıpkı OS X Yosemite üzerine bir ek paket gibi gördüğüm El Capitan gibi, iOS 9’da iOS 8’in kararlılığı ve performansı ve güvenliği iyileştirilmiş bir sürümü diyebiliriz.

Güvenlik dediğimde aklıma geldi; Şimdiye kadar hep 4 haneli sayısal şifre belirleyebiliyorduk fakat iOS 9 ile birlikte 6 haneli şifreler de oluşturabiliyoruz.

Henüz ilk beta olduğu için iOS 8’den daha kararlı olmasını mantık çerçevesinden bakarsak bekleyemeyiz fakat şimdiye kadar gördüğüm en kararlı beta iOS sürümü olarak tarihe not düşüyorum.

Eylül veya Ekim aylarında, yeni iPhone modelleri ile birlikte gelecek olan iOS 9 hakkında şimdilik gözüme çarpanlar bunlar. Son sürüm çıkana kadar eklenecek yenilikleri veya keşfettiğim özellikleri yazmayı sürdüreceğim.

Tagged With: , , , ,