Elma Dergisi Gözüyle iPhone 4

Herkese merhaba. Bugün, iPhone 4 bildiğiniz gibi ülkemizde operatörler tarafından, sizlere çok önceleri çıkmasını düşündüğüm fiyatlar ile satışa sunuldu. Pek çok kişi (özellikle paralel ithalat yöntemi ile getirenler ya da yurt dışından alanlar) 2700 TL – 3000 TL gibi akla mantığa sığmayacak fiyatlar ile geleceğini öne sürdü. Mantıksızdı, burada bahsettik, önemsemedik ve tahminlerimiz bizi yanıltmadı. Yazımın devamında, daha henüz hevesimi alamadan sizler için uğraşıp çektiğim fotoğrafları ve yorumlarımı bulacaksınız. Hepinize keyifli dakikalar dilerim.

Turkcell fiyat açıklamakta biraz gecikince, pek çok kişi Micro Sim’leri yetiştiremediler gibi dedikodular üretmeye başladı. Görüldüğü gibi, satışa çıktığı gün Micro Sim’ler hazırdı ve iPhone 4 alanlara Turkcell Kalitesiyle(!) 8.5 TL’ye satıldı! Açıkçası büyük bir meblağ değil ama unutmayın ki sinek de büyük değildir. Turkcell’e yakıştıramadım. Çalışanların ilgisi ve güler yüzü olmasa biraz daha üzerine giderdim ama neyse… Kullanım alışkanlıklarım ve fatura durumlarını göz önünde bulundurarak 119 TL x 24 Aylık kontratın benim için en uygunu (eski paketim) olduğunu düşündüm. İlk iPhone 4 alan müşterileri olduğum için pek çok çalışan cihazı görmek için masaya toplandı ancak sırf bu fotoğrafları yayınlayacağım için, açılmasını istemedim.

Micro Sim, Normal sim kartlarımıza göre epey küçük. Neredeyse sadece çip var demek yanlış olmaz sanırım.

Turkcell, iPhone Kitapçığı ve Genpa garanti belgesi gibi küçük eklentiyi yine kutuya iliştirmiş. Orjinal kutu içeriği yurt dışında hazırlandığından kutuya bir müdahale söz konusu değil.

Çarşaf çarşaf imei yayınlamamı düşünmediniz sanırım. Hele hele bu zamanda :)

Ambalaj çıktıktan sonra ilk göze çarpan şey, kutunun gerçekten minimum yer kaplayacak şekilde düşünülmüş tasarımı ve şirinliği oldu.

O küçük Turkcell gri kutusunun içinden Genpa garanti belgesi ve büyük(!) bir ansiklopedi çıkıyor.

Gerçekten o kadar küçük ki, birkaç fotoğraf çekmeden edemedim.

Tadaaa… Gerçekten ilk karşıma çıktığında ekranın koyu siyahlığı (iPhone 3G ve 3Gs e göre) dikkatimi çekti.

Kutu içeriği, iPhone 3G ve 3Gs ile neredeyse aynı. Kulaklık kumandalı ve zaten küçük olan şarj adaptörü daha da küçülmüş.

Yeni duvar adaptörü o kadar küçük ki, rahatlıkla jeaninizin çakmak cebine sığabilir. Artık adaptörün ağırlık yapması diye bir mazeret olmayacak sanırım.

Belki inanmayacaksınız ancak kendi iPhone 4’ümü, satın aldıktan saatler sonra ilk kez elime alıyorum. Daha önce çevremden, yurt dışı cihazları inceleme fırsatım olmuştu. Gerçekten güzel bir his uyandırıyor. İlk aşamada eliniz bir miktar boşta kalıyor. Daha ince yapısı ve arka kısımdaki bombenin olmayışı, insana tuhaf bir eksiklik hissettireceğine daha fazla güven veriyor sanki. Malzeme gerçekten kaliteli. Sadece cam ve metal! O kadar kusursuzca çalışılmış ki, bir eksik bulmak imkansız gibi. İşçilik ve malzeme konusunda her zaman başarılı olan Apple, bu kez o basit plastik telefonlardan fazlaca uzaklaşmış.

Arkası da önü gibi tamamen özel bir camdan imal edilmiş olan iPhone 4’ün beni en çok sevindiren tarafı, parmak izi gibi leke durumunun neredeyse tamamen engellenmiş olması oldu. Epeyce dokundum fakat parmak izi lekeleri, iPhone 3 serisine oranla daha az hissediliyor. Camın ve metalin verdiği his gerçekten iyi.

Yeni kamera lensinin büyüklüğü hemen dikkat çekiyor. Aynı MegaPiksel değerine sahip diğer cihazlardan görüntü kalitesi olarak ayrılmasının en büyük sebeplerinden biri de bu. Büyük sensör, geniş çaplı lens, başarılı fotoğraf…

Sim çıkartma aparatı yine alıştığımız yerde duruyor. Ancak daha yakın bir çekim daha yaptım, söylemek istediğim bir şey var…

Önce zarfın içine bakalım. Klasik Apple stickerları. Ancak hemen aldanmayın. Boyut değişmiş. Yıllardır Apple ürünleri kullanırım. Oldukça fazla sayıda sticker gördüm fakat bu kez daha küçük olmuş. Hızlı başlangıç kitapçığı ve ürün hakkında bilgeler veren bir klavuz daha zarfın içeriği arasında.

İşte bu. Daha önceki yazıları takip edenler bilirler. Apple’ın Liquid Metal adlı bir ürün geliştiren firmayı satın almasının ardından, Liquid Metal teknolojisini kullanan Apple’ın ilk ürünü diyebiliriz. Gerçekten çok sert, güçlü, parlak ve anlamsız gelebilir fakat kaliteli bir sim kart çıkartıcı. İnsanın aklına ilk olarak, “Neden buna bu kadar özenmişler acaba?” sorusu geliyor. Dayanamadım yakından çektim.

Değinmeden geçemeyeceğim. Malzeme kalitesi o kadar iyi ki, fotoğraflardan yansıtamayacağımı biliyorum fakat üstüne basa basa tekrar ediyorum. Çelik ve cam çok iyi uymuş. Sim kart yuvasının da önceki serilerdeki  gibi plastik yerine metal olması da artı puan.

Küçücük fıçıcık içi dolu turşucuk.

Muhtemelen meraklılarının zaten her santimetrekaresini ezberlediği fotoğrafları fazlaca yorumlamadan geçelim, önünü arkasını biliyorsunuz zaten…

Büyük Açılış: Fotoğraftan fark etmenize imkan yok fakat ekran derinliği ve çözünürlüğü o kadar iyi ki, o logoya dokunabileceğimi hissettiğimi söylersem bana kesin gülersiniz. Ama hissettim!

İnanın ki her şey aynı ama bir okadar da farklı. Tamam, kabul. iOS bildiğiniz iOS işte fakat her şey o kadar net ve keskin ki…

Pin kodumu iki kez yanlış girdikten sonra, sim kartın yenilendiğini hatırlayıp arkada bulunan yeni kodu girerek iTunes’a ilk bağlantıyı yapmaya hazırlandım.

Gerçekten buradan fotoğraflar ile ifade etmek güç. Retina Display, şimdiye kadar gördüğüm en net ekran. iTunes bağlantısını yapıp aktivasyonu gerçekleştirdikten sonra eski ayarlarımı olduğu gibi yükledim. Mail hesaplarım, fotoğraflarım, müziğim, videolarım, notlarım, uygulamalarım, her şey yerli yerinde, yeni evinde.

Şimdi müsade ederseniz biraz iPhone 4 ile vakit geçirmek istiyorum. Yazıyı buraya kadar sabırla takip ettiğiniz için teşekkürler. Umarım benim kadar sizler de keyif almışsınızdır. iPhone 4, benim gibi 3G’den terfi edenler için kesinlikle farklı geliyor. Kullanım sonrasında görüşlerimi, eski nesiller ile kıyaslamalarını buradan paylaşmaya devam edeceğim.

Tagged With: , , , ,