Elma Dergisi Gözüyle iPhone 5s

hero_title-1Ülkemizde 1 Kasım’da satışa sunulan ve tek kelimeyle “karaborsa” satılan iPhone 5s için de bir şeyler yazmadan edemedim. “Elma Dergisi Gözüyle” başlığını gören müdavimler biliyordur fakat aramıza yeni katılan yüzlerce yeni arkaş için küçük bir bilgi paylaşımı yapayım. Bu yazıda teknik detay yok. Ölçü yok, birim yok. Onları zaten Apple’ın sitesinde ürün ile ilgili sayfalarda da bulabilirsiniz. Bu yazıda hisler var, ürünün düşündürdükleri var. Ürün hakkında bilgi edinmek için okuyorsanız biraz sıkıcı ve uzun olur bu yazılar. Ne hissettiriyor veya ne farkı var gibi soruları taşıyanların ise keyifle okuyacağını tahmin ediyorum. Mümkünse yazıyı bir Apple ürününde, Safari tarayıcının “Okuyucu” özelliği ile okuyun.

Apple Online Store’un iPhone 5s satışı ile açılmasının sevinci ve heyecanı ile kendime bir iPhone siparişi vermeyi unuttum :) Aslında aklımdaydı ama yazı yazmaktan ve gelen soruları yanıtlamaktan sipariş vermeye fırsat bile olmadı. İstediğim modelin satışa çıkar çıkmaz birkaç günden 3-5 hafta’ya çıkan bekleme sürecini görüncede ben vazgeçtim. Bekleyemeyen insanlardan olduğum için Turkcell’e yöneldim fakat zaten az sayıda gelen cihazlar için “kapışıldı efendim” sözcüklerini işittim. – “Kapışıldı mı?” – “Evet efendim, kapışıldı.”  Peynir ekmek olsa bu kadar hızlı satılacağını sanmıyorum. Neler oluyor bize yahu? Birkaç gün takip ettim fakat bulamayınca 6 çıkana kadar iPhone 5 ile devam etme kararı aldım.

Dün bir arkadaşım istediğim modelden bir adet geldiğini söyleyince yine fikir değiştirip bir tane aldım. Farkındaysanız iPhone 5s almak için öyle aman aman ne bir heyecan duydum ne de ihtiyaç hissettim. Genellikle ihtiyaçlarım doğrultusunda hareket ederim. Bu kez öyle olmadı. Bir sonraki modelde yenisini alacağımı da bildiğim halde (genellikle iki küsür yılda bir kez cihazın kasası değiştiğinde yeni model alıyorum) oldu bittiye geldi.

iPhone 5s Elma Dergisi

Öyle çarşaf çarşaf fotoğraf beklemeyin. Bıkmışsınızdır iPhone 5s fotoğrafı görmekten. Benimki de o gördüklerinizin aynısı işte. İki üç tane çektim numunelik. Unboxing filan da yok. Birtan kendininki teslim edildiğinde yapacak bir tane, paylaşırız onu. Başta söyledim bildiğiniz incelemelerden değil diye…

Kutusunda göze çarpan en büyük fark tahmin edebileceğiniz gibi görsel değişikliği. Tercih ettiğiniz renge göre kutunun üzerindeki yazı ve telefonun kasasının rengi parlak yaldızlı gofre ile hazırlanmış. Geri kalan her şey iPhone 5 ile aynı. Saklama kutusu ile kumanda ve mikrofona sahip EarPods kulaklık, Lightning – USB şarj/data kablosu ve standart 5W USB Güç Adaptörü. Kitapçık sticker vs vs.

Her zaman olduğu gibi önce fiziksel farklılıklardan bahsedeyim. iPhone 5s bildiğiniz gibi Altın, Beyaz ve Uzay Grisi olarak üç farklı renk seçeneği ile satışa sunuldu. Sadece önceki nesilde değil, yıllardır (iPod hariç) Apple ürünlerinde kullanılan sabit bir iki rengin dışında olduğu için midir bilinmez, kime sorsam Altın istiyor. Altın renk iPhone 5s, zaten zor bulunan model içinde tam bir sıkıntı. Zaten Online Store’da da tüm dünyada ilk biten Altın renk seçeneği oldu. Nedenini sormayın ama benim tercihim de Altın oldu. Kutudan çıkartır çıkartmaz “lanet olsun” dedim. Hayır kutudan taş çıkmadı. Sanat eseri gibi parlıyor bu zıkkım! Apple ürünlerinin birkaç kritik tercih sebebinden biri de tasarım malumunuz. Sizi temin ederim bu adamlar Altın renk seçeneğini kasıtlı yaptılar. Sadece rengi yüzünden bile alınabilecek kadar güzel görünüyor çünkü. Renk işi biraz da zevk işi. Eşim beyaz / gümüş kombinasyonunu kullanıyor ve vazgeçmez. Bense yıllardır iPhone’da siyah renk tercih ederim. Belki de yıllar sonra ilk kez “farklı” renk bir Apple ürünü olduğu ve gayet yakıştığı için tercih ediliyor. “Tercih ediliyor” sözcükleri bile mütevazi kalır. Kendimden örnek vereyim, altın renk olmasaydı belki de almayacaktım. Bazıları için ciddi bir tetikleyici olmuş bu renk.

Home tuşu, ilk göze çarpan ikinci büyük fiziksel yenilik. Hatta Apple’ın iPhone 5s ile birlikte tanıtımını yaptığı orjinal kılıflardan veya muadillerinden birini alacak olursanız kasa rengi daha az dikkat çekeceğinden, home tuşu “zor fark edilebilir” ’den “bariz göze batıyor” seviyesine terfi ediyor.

Siyah ön panele sahip uzay grisi renginde neredeyse hiç belli olmayan bir detay, beyaz ve altın renklerinde öne çıkıyor. Kasa rengi ile uyumlu bir çerçeve, Touch ID özellikli home tuşunu çevreliyor. Kesinlikle çok daha şık gösteren bir detay. Sırf bu çerçeve nedeniyle yıllardır alıştığımız home tuşu olduğundan daha küçük görünüyor fakat şaşırtıcı şekilde elinize aynı şekilde oturuyor.

iPhone 5s Elma Dergisi

Home tuşu ve yeni renk seçeneklerinin dışında iPhone 5s’i fiziksel olarak 5’ten ayırdetmenin bir diğer yolu ise iSight kamera yanındaki Trutone flaş. Şimdiye kadar hep tek flaş kullanılan iPhone modellerinin aksine 5s ile birlikte gelen ikili flaş sistemi mesafe ve ışığa göre farklı zamanlamalar ile yanıyor ve flaşın oluşturduğu soluk, parlak beyaz etkisini en aza indirmeyi hedefliyor.

iPhone 5s’in fiziksel olarak iPhone 5’ten ilk bakışta başka bir farkı bulunmuyor. Öne çıkan yenilikler ve özellikler önceki “s” modellerinde olduğu gibi kaputun altında gizli.

iPhone 5s’in özelliklerini yazabilmek için biraz bekledim. Kağıt üzerinde zaten neyin ne olduğunu biliyorsunuz. Gelişmiş kamera, gelişmiş işlemci bla bla. Asıl önemli olan ise kullanırken ortaya çıkan faydaları. Kullanmaya başlar başlamaz faydasını gördüğüm Touch ID’den başlayarak anlatmaya devam edeyim.

Apple’ın Authentec şirketini satın almasıyla başlayan süreç, kullanıcının parmak izi ile cihazın kilidini açabildiği ve App Store’dan satın alma işlemlerini şifre kullanmadan gerçekleştirebildiği bir özellik olarak karşımıza sadece bu cihaz ile çıktı. iPhone 5s’ten sonra tanıtılan iPad air veya ikinci nesil Retina Ekranlı iPad mini’de de bu özellik beklendi fakat tanıtımdan birkaç gün önce Apple’ın bazı yayın organlarında görülen basılı iPhone 5s reklamında “Touch ID sadece iPhone 5s’te” başlığı, yakın gelecekte yenilenecek iPad ailesinde Touch ID kullanılmayacağının sinyallerini vermişti. Touch ID, birden fazla kişinin ve/veya tek kişinin birden fazla parmak izini tanıyabiliyor. Parmak izi, herhangi bir şekilde Apple veya bir başka kurum ile paylaşılamıyor çünkü veri sadece cihazın içindeki A7 çipine yazılıyor. Daha önce bu teknoloji ile ilgili haberleri parmak izi etiketiyle paylaşmıştık. Apple’ın gelecek planlarına değindiğim Dijital Kimliğe Apple Çözümü başlıklı yazı ile de yakın gelecekte bizleri nelerin beklediğini dilim döndüğünce aktarmaya çalıştım.

Şimdilik Touch ID ile kilitli halde bulunan iPhone’un home tuşuna bir kez bastığınız ve parmağınızı kaldırmadığınız taktirde bir saniyenin altında bir sürede cihazın kilidi açılıyor. Bu özellik, benim gibi parola ile iPhone kullananlar için büyük bir nimet. Her defasında o şifreyi girmek yerine iPhone kullanıcılarının %50 sinden fazlasının telefonlarını şifre koymadan kullanmayı tercih ettiğini biliyoruz. Bir elimin dolu olması durumunu düşünerek diğer baş parmağımı ve masanın üzerinde açmam gerektiği ihtimali içinse işaret parmağımı da tarattım ki oldukça doğru bir karar verdiğimi kullanırken anladım. Acil bir durumda sizin haricinizde cihazınıza erişebilmesi için güvendiğiniz birinin daha parmak izini taratın veya şifrenizi o kişi ile paylaşın. Bir dakika bile sürmeyen bu tanıtım işleminden sonra kilitli bir iPhone kullanmak işkence gibi geliyor. Öyle hızlı ve rahat ki, kilit koymadan kullanılan bir iPhone’dan bile daha hızlı açılıyor. Malum, Touch ID olmayan bir iPhone’da ekranı sürükleyip kilidi açıyorduk. Bunda ise parmağı home tuşundan çekmemek kilidin açılması için yeterli oluyor.

Touch ID’nin bir diğer güzelliği ise App Store veya iTunes’tan içerik alırken Apple ID şifrenizi girmeye gerek kalmıyor. İlk kullanımdan önce son bir kez parola girmenizi istiyor ve bundan sonra tüm şifre isteyen adımlarda Touch ID kullanarak alışverişe devam edebiliyorsunuz.

Touch ID kuşkusuz güzel bir yenilik ancak iPhone 5s’i diğer tüm telefonlardan ayıran belkide en önemli yenilik, yeni A7 işlemcisinde gizli. iPhone 5s, dünyanın ilk 64 bit telefonu. Masaüstü bilgisayarların işlemci mimarisine sahip bir işlemci, ilk kez bir akıllı telefonda kullanılıyor. Ayrıca işlemci, iOS 7 ile çok daha fark edilir bir çalışma performansı sunuyor. iOS 7’nin 64 bit için tasarlandığını, tüm yerleşik uygulamaların 64 bit yazıldığını söylemeye gerek yok sanırım. Bu sayede iPhone 5’e göre iki kat hızlı bir CPU ve yine iki kat hızlı bir GPU performansı elde edilmiş oluyor. İşlemci içinde M7 adlı tamamen yeni bir coprocessor bulunuyor ki bu çip ivmeölçer, jiroskop ve pusula hareketlerinden gelen hareket verisini ölçüyor ve bu sayede cihaz, fiziksel hareketleri daha doğru takip edebiliyor. Elbette bu çip özellikle fitnes uygulamaları yazanların ağzını sulandırıyor. Hatta etkinlik esnasında Nike’ın yeni bir uygulama yayınlamak üzere olduğu da duyruldu. M7 yürüdüğünüzü mü yoksa koştuğunuzu algılayabiliyor. Hatta araç içindeyseniz bunu bile algılayıp pil tüketimini azaltmak için etrafınızdaki Wi-Fi ağlarına bağlanmak isteyip istemediğinizi artık sormuyor.

Şimdilik yerleşik Apple uygulamaları ve iOS 7 haricinde App Store’daki uygulamaların büyük kısmı 64 bit mimariden faydalanmıyor. Zamanla uygulamaların güncellenerek cihazın çok daha hızlı işlem yaptığına şahit olacaksınız. iPhone 5s, menü geçişleri, multitasking veya uygulama açılışı gibi konularda bariz olarak iPhone 5’ten hızlı ancak ihtiyaçlar doğrultusunda şimdilik hız, tek başına iPhone 5s almak için yeterli bir bahane değil.

Kullanırken fark ettiğim bir diğer detay ise kamerada. Her “s” serisinde olduğu gibi gelişen kamera konusu bu modelde yine teknolojinin limitlerini zorlamış. Sadece flash ile ışıksız ortamlarda başarılı fotoğraf çekmesi değil yenilik. Yeni lens sistemi ve gelişmiş sensör öyle iyi fotoğraflar çekiyor ki, uygun koşullar altında fotoğrafın iPhone ile mi yoksa bir DSLR ile mi çekildiğini bu işle ilgilenen profesyonellerin bile anlaması oldukça zor. Kamera uygulaması, sıralı çekim yaparken DSLR sahiplerini kıskandıracak bir hızda çekimi gerçekleştiriyor. Bunu kesinlikle denemenizi tavsiye ediyorum. Denklanşöre basıp basılı tutarak fotoğraf çekmeye başlayın. Bir saniye içinde onlarca kareyi nasıl çekebildiğine ve çıkan seslere hayret edeceksiniz.

iPhone 5s Gold Elma Dergisi

iPhone 5s kamerası ile önceki modelde olduğu gibi 1080p video çekebiliyorsunuz ancak bu kez görüntünün stabilize edilmesi çok başarılı ve ayrıca önceki modelden farklı olarak saniyede 120 kareyi 720p çönürlükte çekebilmenize imkan tanıyan ağır çekim modu sizi oldukça mutlu edecek bir özellik olarak bekliyor.

Sadece evde hoplayıp zıplayarak bile ağır çekim modunu test etmek inanılmaz keyifli. YouTube’da iPhone 5s slow motion videoları aratarak kullanıcıların neler çektiğine bakabilirsiniz.

iPhone 5 ile arkadaşlarımın çoğunun aksine pek pil sıkıntısı yaşamıyordum. Uzun seyahatlerim haricinde pil ömrü genellikle evden işe, işten eve yaşam tarzıma yetiyordu. iPhone 5s ile M7 çipinin de teknolojik desteği sayesinde pil ömründe fark edilebilir bir iyileşme var. Muhtemelen 3310 ile büyüyen, Facebook’ta gözü kapalı mesajlaşabilme yetisi kazanmış bir nesile yine yetmeyecektir ama pil ömrünün az da olsa artmış olması beni tatmin etti.

-“İyi güzel de alınır mı alınmaz mı?” Bu soruya cevap vermek oldukça güç. iPhone 3G sahibi olup mevcudu yeterli bulanlar var. Elbette bunun yanında 5s’in özelliklerini bile yetersiz bulanlar yok değil. Kısacası kişiye ve ihtiyaçlara göre değişiyor. Ben hangisi olduğu farketmeksizin bir iPhone’unuz varsa ve ihtiyacınızı karşılıyorsa yeni bir iPhone almayı gereksiz buluyorum. On yüz bin milyon(!) lüzumsuz özellik ile dolu bir android cihaz almak yerine iPhone tercih edenlerin geçerli bir sebebi var.

Sadece Touch ID, sadece hız & güç veya sadece kamera için iPhone 5s almazdım. Ancak bunların hepsi bir araya mükemmel bir halde sunulduğunda nefsime yenik düşüp aldım ve gayet memnunum.

Yeni bir telefon alma ihtiyacı duyanlara ise kesinlikle öneriyorum. Hamsi’ye Karadeniz’de balık demezler. Hamsi derler. Hamsi Hamsidir, balık ise balık. Balık mı yersin yoksa Hamsi mi diye sorarlar. Ben de akıllı telefonları ikiye ayırıyorum. iPhone ve diğerleri. Yeni bir şey lazım diyorsanız tereddüt bile etmeden alın. Dışarıda iPhone bulmak epey zor. Bırakın ülkemizi, anavatanında bile hala haftalarca beklemek gerekiyor. Sanırım “ben bunu alacağım” dedikten sonra gidilecek en iyi yer Apple Online Store.

Sormak istediğiniz sorular veya yazı ile ilgili paylaşmak istediğiniz görüşler var ise yorumlar bölümünde istediğinizi yazabilirsiniz. Yazıyı paylaşarak daha fazla Apple takipçisine ulaştırabilir ve memnun olmamızı, emeğimize değdiğini düşünmemizi sağlayabilirsiniz. Esen kalın.

Tagged With: , , , ,