İlk Yazı, İlk Tanışma

Herkese merhaba; ilk teknoloji yazımı Elma Dergisi gibi son dönemlerde yükselişe geçen ve Türk Apple kullanıcılarının nabzını tutan bir blogda yayımlamış olmaktan mutluluk duyuyorum. Yılların Windows ve Nokia kullanıcısı olarak Apple’la ilgili teknik anlamda ileri düzey yazılar yazmaktan ziyade; işe yarar uygulamalar, uygulama açıkları ve kullanıcı hikayelerine yer vermek istiyorum. Aslına bakarsanız biraz da kadınlara yönelik yazılar yazarak, teknolojinin, özellikle de; Apple teknolojisinin biz kadınlar üzerindeki etkilerini ve teknolojiden ne şekilde yararlandığımızı sizlerle paylaşmak niyetindeyim.

Yazımın başında Windows ve Nokia (Symbian) kullanıcısı olduğumu belirtmemin amacı; bu iki işletim sistemi sayesinde teknik anlamda tecrübe kazanmış olmamdır. Bunun nedenini Apple ürünü kullanmadan önce el mahkum bu ve benzeri sistemleri deneyimleyen herkes az çok tahmin etmiştir. Stabil çalışma sorunu yüzünden performans güçlendirici seçeneklere başvurma, bir programı çalıştırmak için diğer bir programı yükleme, çeşit çeşit yamalar derken bilgisayar programcısına dönüştüğümüz haller olmuştur. Tabii biraz da bir teknoloji ürününden ne beklediğimize bağlı olarak şekillenen kullanım tercihleri söz konusu. Bir kişiselleştirme meraklısı olarak bilgisayar olsun, telefon olsun sahip olduğum anda yaptığım ilk işlem kişiselleştirme oluyor. Kendime ait bir düzende borumu rahatça öttürebilirim öyle değil mi? :)

20130223-185705.jpg

Gelelim iPad’le tanışma hikayeme; Azim Hazal Köse dersem bu blogu takip eden okurlara yabancı gelmez herhalde. 2008 yılından beri her sohbetimizde mutlaka bir Apple ürünü de misafir olarak oturur masamıza, o yüzden üçüncü sandalyemiz irdelenmek üzere Apple’a tahsis edilmiş durumdadır :) Apple hakkında bildiklerimin çoğunu kendisine borçluyum; MacBook Pro’ya ilk dokunuşum, iPad Türkiye’ye teşrif ettiğinde ilk inceleyişim ve hatta iPad’i diğer tabletlerle karşılaştırma fırsatım da kendisi sayesinde olmuştur. Burada kurumsal reklamdan ziyade bireysel reklamın ne kadar önemli olduğu ortaya çıkıyor.

iPad’le neler yapabilirim? ihtiyaçlarımı karşılar mı? gibi soruların cevabını ziyadesiyle tatmin edici bir şekilde almak, beni kaçınılmaz ama mutlu sona doğru yaklaştırdı. Şu an bu yazıyı müzik eşliğinde, yatağımda uzanırken keyifli bir şekilde yazıyorum. Tam anlamıyla kişisel bir deneyim yaşıyorum. Her şey ama her şey parmaklarımın ucunda, ekstra bir araca gereksinim olmadan yalnızca ekrana dokunarak dünyayı keşfetmek bu olsa gerek!

Yazımın başında belirttiğim üzere; uygulamalara ve kullanıcı hikayelerine yer vereceğimi söylemiştim. Sonraki yazılarımda daha detaylı olarak bu konuları sizinle paylaşacağım. Beni bu blogda yazmaya teşvik edip bu fırsatı sunan sevgili Azim Hazal Köse’ye ve Mehmet Avincan’a çok teşekkür ederim. Diğer yazılarda görüşmek üzere, keyifli okumalar.

Tagged With: , ,