iOS 6’nın getirdikleri

 

Tim Cook’un sunumu ile başlayan WWDC’12 etkinliğinin hiç şüphesiz en çok ses getiren yeniliklerinden biri de uzun zamandır beklenen iOS 6 işletim sistemi oldu. Apple’ın 2007 yılında iPhone OS olarak lanse ettiği bu işletim sistemini günümüzde iPhone, iPod Touch ve iPad’lerde kullanıyoruz. Kısaca tarihçesini iOS ‘un görsel tarihi başlıklı yazıdan inceleyebilirsiniz.

iOS 6, 200 den fazla irili ufaklı yenilik ile dün ilk kez karşımıza çıktı. Etkinlikte Scott Forstall’ın tanıtımını yaptığı iOS 6’nın ilk betası da etkinliğin ardından yayınlandı. Geliştiriciler için yayınlanan ilk beta elbette oldukça hatalı ancak sonbahara kadar son şeklini almadan önce daha çok gelişeceğini biliyoruz. Muhtemelen yine minimum 4 veya 5 güncelleme ile golden master’a ulaşıp Eylül – Ekim aylarında son kullanıcı ile buluşacak olan Apple’ın yeni mobil işletim sistemine hep birlikte göz atalım.

iOS 6, tamamen yenilenen harita uygulaması, gelişmiş siri özellikleri, Facebook entegrasyonu, paylaşılan fotoğraf yayını, passbook, hücresel veri ağı üzerinden FaceTime görüntülü görüşme imkanı, yenilenen telefon, mail ve Safari uygulamaları ile dikkat çekiyor.

BÖLÜM 1

Haritalar

Aylardır harita uygulamasının tamamen değişeceğine dair haberleri Elma Dergisi okuyucuları ile paylaşıyoruz. İlk olarak Apple, 3D haritalama şirketi C3 Technologies’i satın aldı başlıklı yazımız ile geçen yıl duyurduğumuz haberin sonucu artık karşımızda.

Google’ın Maps uygulamasında bazı özellikleri Android cihazlar için kullanıp iOS’a üvey evlat muamelesi yapmasının sonucunda Apple’ın kendi harita çözümünü getireceği zaten tartışılıyordu. Haritalar uygulaması iOS 6’nın kilit yeniliklerinden biri oldu. Dün akşam ve bugün iPhone 4 ve iPad 2’de denediğim uygulama için şimdilik oldukça ağır demek pek de yanlış olmaz. Harita uygulaması birkaç yeni özellik ile birlikte geliyor. Temel haritalama, uydu ve hibrit görüntünün haricinde 3D vektör tabanlı bir haritamız daha var. Bu özellik iPhone 4S, iPad 2 ve yeni iPad kullanıcılarının kullanımına açık. Şimdilik dünyanın önemli ve büyük birkaç şehrinde görebildiğimiz bu yenilik yakın gelecekte çok daha yaygın olarak kullanıma sunulacak. Apple’ın kendi harita çözümü için çalışmalara başlayıp iOS 6’nın dün yayınlanan ilk betasına kadar geçen zamanı düşünecek olursak oldukça hızlı ilerlediğini söyleyebiliriz.3D görünümü Türkiye’de henüz hiçbir şehirde göremiyoruz.

Apple’ın harita uygulamasında belki de en çok dikkat çeken özellik turn-by-turn navigasyon olacak. Yol tarifini oldukça başarılı bir görsel eşliğinde yapan navigasyon desteği, pek çok navigasyon yazılımını saf dışı bırakacak türden… Google’ın harita uygulamasını iOS için yayınlamasının ardından yol tarifi hatırlarsanız oldukça kısıtlı bir şekilde ve çok uzun bir zaman sonra kullanıma sunulmuştu. Apple’ın bu özelliği daha ilk betada açması oldukça iyi bir başarı. Haritalar Tomtom desteği ile iOS kullanıcıları ile buluşuyor ve doğruyu söylemek gerekirse biraz daha hızlı çalıştığında kesinlikle vazgeçilmez olur. Kullanım olarak Google’ın uygulaması ile büyük benzerlikler gösterdiği için alışmakta veya kullanmakta hiç güçlük çekilmiyor.

Flyover adı verilen 3D görünüm o kadar gerçekçi bir deneyim sunuyor ki, kendinizi gerçeğe çok yakın bir simulasyon uygulamasında zannedebilirsiniz. Trafik bilgilerini, yoğunluğu da aktaran uygulama Siri ile de uyumlu. Siri’ye “daha çok yolumuz var mı” diye sorduğunuzda mesafeniz ile ilgili yorum yapması gayet hoş olmuş…

Siri

Siri her geçen sürümde biraz daha akıllanıyor dersek sanırım yanlış olmaz. Şimdiye kadar sadece iPhone 4S kullanıcılarına sunulan bu yapay zeka donanımlı sanal asistan artık yeni iPad ile de kullanılabiliyor. WWDC ’12 etkinliğinin açılışında yıl sonuna kadar yeni dilleri destekleyeceği bilgisi gelse de Türkçe için daha çok bekleyeceğimizi düşünmeden edemiyorum. Siri artık uygulamaları da açabiliyor. Açmak istediğiniz uygulamayı söylemeniz yeterli. Hatırlarsanız en çok eleştirildiği konulardan biriydi ve bu gibi ek özellikler sadece Jailbreak yapılarak mümkün oluyordu. Aslında hala oldukça cılız diyebiliriz ama iki belki de üç işletim sistemi güncellemesinden sonra vazgeçilmez olacağına eminim. Siri’ye yeni eklenen yeteneklerden birisi de spor müsabakaları. Şimdilik ABD’de maç skorları, takımlar ve oyuncular hakkında bilgi almak mümkün. Sinemada oynayan filmler hakkında bilgi almak, yorumları öğrenmek ya da gösteri zamanlarını da Siri’ye sorgulatmak eminim güzeldir. Siri artık sadece ilgilendiğiniz yemek türüyle alakalı restoranları bulmakla kalmıyor, yeni servis destekleri sayesinde rezervasyon yapmanıza da olanak sağlıyor. Kim bilir Türkiye’de bunları ne zaman kullanabiliriz?…

Facebook Entegrasyonu

Sosyal ağlar çoktan günümüzün vazgeçilmezlerinden oldu. Facebook entegrasyonu aylardır konuşulan bir konuydu hatırlarsanız. Aslında daha önceleri gerçekleşecekken Facebook – Apple arasında bir türlü uzlaşılamayan konularda her iki taraf da biraz tolerans gösterdi ve Facebook tıpkı iOS 5’te gördüğümüz Twitter gibi iOS’a entegre oldu. Artık bir fotoğraf paylaşmak için kamera uygulamasından veya fotoğraflarınız arasından çıkmaya gerek kalmadı. Haritadayken konumunuzu, Game Center’dan skorunuzu paylaşabileceğiniz gibi bunları elleriniz doluyken Siri’nin yapmasını bile isteyebilirsiniz. Facebook takvimden adres defterine kadar tamamen iOS’a entegre edilmiş durumda. Bildirim merkezindeyken bile Facebook’ta durum güncellemesi yapabiliyorsunuz.

Henüz ilk beta olduğu için bazı ayarlar kısıtlı. Örneğin özel bir sayfaya veya gruba paylaşım yapmak için bir seçenek bulunmuyor. Bunun gibi bazı özelliklerin de ayarlardan eklenmesi ile artık Facebook uygulamasına veya Web üzerinden erişime gerek kalmayacak. Buraya kadar olan kısım Facebook’u mutlu ederken, App Store’dan bir uygulama veya iTunes’tan bir şarkıyı beğenmek veya Apple’ın sağladığı içerik ile ilgili paylaşımda bulunmak da Apple’ı mutlu ediyor. Kısacası bir kazan-kazan durumu söz konusu. Dün ilk betayı test ederken dikkatimi çeken en büyük yeniliklerden biri, paylaşım ekranının değişmesi oldu. Artık bir fotoğrafı paylaşmak istediğinizde açılan bir yazı menüsü yerine simgeler ile karşılaşıyorsunuz. Daha basit ve anlaşılır bir hal alan paylaşım ekranını kesinlikle seveceğinize eminim.

Paylaşılan Fotoğraf Yayını

Fotoğraf yayını, iCloud ile karşımıza çıkan ve artık vazgeçilmezim olmayı başaran nadir özelliklerden biri. iPhone ile çektiğim bir fotoğrafın anında hem Mac hem de iPad’imde belirmesi veya iPad’e gelen maildeki fotoğrafı kaydettiğimde Apple TV aracılığıyla salondaki televizyondan görebilmek büyük konfor. Ancak şimdiye kadar bu paylaşım sadece kişisel idi. Paylaşılan fotoğraf yayını ile dilediğiniz zaman dilediğiniz kişilerin paylaşıma açtığınız fotoğrafları görebilmesini, bu fotoğraflara yorum yapmasını sağlayabiliyorsunuz.

Bir arkadaşınız veya ailenizden birinin sizinle paylaşmak istediği fotoğraf yayınlanır yayınlanmaz iOS cihazınızın ekranında beliren uyarı olayı daha da eğlenceli hale getiriyor. Ayrıca paylaşılan fotoğraflara web’den de erişebiliyor olmak, yakınlarınızda Elma logolu bir cihaz yoksa da sizi bu fotoğralarla buluşturuyor.

Passbook

Passbook, iOS 6 ile hayatımıza giren yeni bir uygulama. İlk Beta’da bulunmasına rağmen kullanılamıyor. Ülkemizde bu gibi servisleri veren firma yok denecek kadar az olduğu için yazmaya başlamadan önce nasıl anlatırım acaba diye düşünmeden edemedim. Özellikle ABD’de çok işe yarayacak olan uygulamanın yakın gelecekte ülkemizde kullanılabileceğini ummuyorum. Uçuş kartı, mağaza kuponu, film bileti gibi hizmetler için gereken tüm bilgiyi güncel tutmaya çalışan bir uygulama. Uçuşunuz ile ilgili bir değişiklik olduğunda eğer bilgileri passbook’a tarattıysanız sizin yerinize takip edip kendini güncelliyor ve değişikliği size anında bildiriyor. Konser salonundaki yerinizden hediye çekinizin durumuna kadar pek çok bilgiyi saklayan Passbook kullanıma açıldığında ve ülkemizde benzeri servisler yaygınlaştığında daha çok bilgi verebilmeyi umuyorum.

FaceTime

Sanırım etkinlik esnasında en çok alkışı alan güncelleme FaceTime oldu. FaceTime, Apple’ın görüntülü görüşme çözümü malumunuz. Böyle bir giriş yapmaya beni iten ise FaceTime’ın şimdiye kadar sadece wi-fi ağlar üzerinden görüşmeye imkan veriyor olması nedeniyle pek az kullanılması. Artık her neredeyseniz veya ne yapıyorsanız FaceTime çağrısı almaya hazırlıklı olsanız iyi edersiniz çünkü FaceTime iOS 6 ile birlikte 3G ağdayken de gayet başarılı bir şekilde çalışıyor. Aslında Jailbreak yapılan iOS cihazınız ile zaten FaceTime’ı hücresel veri ağındayken de kullanmak mümkündü. Apple’ın bu özelliği geç de olsa sunmuş olması güzel.

FaceTime kullanarak iPhone, Mac, iPod Touch veya iPad arasında dilediğiniz zaman dilediğiniz yerde görüşme yapmak oldukça keyifli. Jailbreak yapmaktansa Skype ile bu açığı kapatmaya çalışıyordum ancak Skype ile FaceTime arasında ne kadar fark olduğunu söylememe gerek yok sanırım. İlaç gibi geldi…

Yeni telefon özellikleri

iOS 6 ile birlikte iPhone’a yeni arama özellikleri ekleniyor. Bir çağrı aldığınızda cevaplama / reddetme için karşımıza çıkan düğmelerin haricinde sağ kenarda beliren telefon simgesini yukarı doğru kaydırdığımızda aramayı reddedip mesaj gönderebiliyor veya daha sonra arayabilmek için bir anımsatıcı oluşturabiliyorsunuz. Önceden tanımlı mesajları dilediğiniz gibi değiştirebiliyor veya yenilerini eklebiliyorsunuz. Şimdiye kadar iPhone’da olmasını en çok istediğim özelliklerden biriydi. Oldukça yoğun bir iş yaşantım var ve neredeyse gün içinde gelen çağrıların yarısını reddetmek zorunda kalıyorum. Reddettiğim çağrıyı bazen yoğunluktan geri aramayı unutabiliyorum veya unutmasam bile yoğunluktan mesaj dahi yazacak zamanım olmadığı için aklım gelen son çağrıda kalabiliyor. Reddedilen çağrıyı anımsatmasını istediğinizde zaman veya konum bazlı bir hatırlatma da seçebiliyorsunuz. Örneğin çağrı geldiğinde telefon simgesini yukarı kaydırıp “eve geçtiğimde” hatırlat diyebilirsiniz.

Rahatsız edilmek istemediğiniz durumlarda ayarlardan erişebileceğiniz “Rahatsız Etme” fonksiyonu da iOS ile hayatımıza eklenen kolaylıklardan biri. Mountain Lion üçüncü geliştirici sürümünde bildirim merkezine eklenen bu özelliği iOS’ta görmek gerçekten güzel. Süreksiz veya süreli olarak ayarlayabileceğiniz rahatsız etme fonksiyonu için daimi zaman aralığı da belirlenebiliyor. Günün şu saatlerinde “rahatsız etme” diyebileceğiniz gibi sadece “aile” grubundan gelen çağrılarda beni uyar diyebiliyorsunuz. Daha önce başka marka / model cihazlarda kullandığım fonksiyona çok benzeyen ancak kullanım kolaylığı ve seçenek zenginliği açısından kıyaslanamayacak kadar üstün olan bu özelliği de favorilerime ekliyorum…

iOS 6 için düşündüğüm bu yazı sandığımdan daha uzun sürdü. Bir solukta bu kadar çıktı. Yazı dizisine dönüşmesini ummuyordum ancak geriye kalan büyük yeniliklerden Mail, Safari ve diğer bazı ayrıntıları yarın aktarmayı planlıyorum. Buralarda kalın… :)

BÖLÜM 2

Mail

Mail uygulaması da iOS 6’nın yeniliklerinden etkilenen önemli uygulamalardan biri. Kolay okuma ve yazma için yeniden tasarlanan Mail uygulamasında artık VIP listesi ile önemli mesajlara daha kolay ulaşabiliyorsunuz. VIP olarak belirlediğiniz kişilerden gelen postalar, ayrı bir posta kutusunda beliriyor ve yanlarında yıldız sembolü çıkıyor. Bu liste gelen mesajlarda da kullanılabiliyor ve şimdiden epey faydalı olduğunu söyleyebilirim.

Beni mutlu eden en önemli yeniliği ise artık kolayca fotoğraf ve video ekleyebiliyorsunuz. Önceden göndermek istediğiniz fotoğrafı, fotoğraflar arasındayken seçip, paylaşma seçeneği ile gönderiyordunuz. Mail uygulaması içindeyken, bir maili yazmaya başlamışken bu fotoğrafı eklemek için uygulamadan çıkmalı ve fotoğrafların arasına geçmeliydiniz.Artık uygulama içindeyken ekrana dokunduğunuzda çıkan seçenekler arasında fotoğraf / video ekleme de mevcut. Posta kutusunu belirlediğiniz süre aralığının haricinde güncellemek için diğer uygulamalardaki gibi aşağı doğru sürüklemek gibi yenilikler de kullanımı kolaylaştıran özelliklerden…

Safari

Safari web tarayıcısını hep sevmişimdir. Kolay kullanımı elbetteki bunun en önemli sebeplerinden biri. iOS 6 ile web taramasını daha da iyileştiren Apple, iCloud sekmelerini mobil Safari’ye entegre etmiş. iPad’inizde birkaç sekme ile birden gezinirken kapatıp yola devam ediyorsunuz ve yoldayken iPhone’unuzu açtığınızda aynı sekmelere iPhone’dan da ulaşabiliyorsunuz. Nerede kaldığınızın bir önemi yok. Tüm cihazlarınız arasında bilgi anında paylaşılıyor ve hangisini açarsanız açın oradan takip etmeye devam ediyorsunuz.

Safari artık web sayfalarını da kaydedebiliyor. Sadece bağlantılarını değil. Okuma listesine kaydettiğiniz web sayfalarını internetiniz yoksa dahi okumaya devam edebiliyorsunuz. Çevrimdışıyken kullanabileceğiniz bu özellik özellikle kablosuz bağlantının yasaklandığı alanlarda veya internete bağlanamıyorken oldukça işe yarayacaktır. Safari ile bir siteye fotoğraf yüklemeniz gerektiğinde de Safari’den ayrılmadan fotoğraf arşivinize ulaşıp seçim yapabilir veya direk kameranıza erişerek fotoğraf çekebilirsiniz. Web’de gördüğünüz, hoşunuza giden bir fotoğrafı tam ekran görmek istediğinizde yan çevirip “tam ekran” simgesine tıklayarak rahatsız edilmeden fotoğrafı görüntüleyebilirsiniz.

iOS 6’da, sadece yukarıda sıraladığım özellikler yok. Yazının başında da belirttiğim gibi 200’den fazla yenilik var. Find my iPhone uygulaması örneğin. iOS 6 ve iCloud ile kaybolan bir iOS cihazı takip etmek artık daha kolay. Hareket halinde ise siz istemi gönderdiğiniz anda bulunduğu yerden gittiği yere kadar cihazın katettiği yolu size gösteriyor.Ekranı anında şifre ile kilitliyor ve ekranda daimi olarak ulaşılabilecek bir telefon numarası görüntülüyor.

Find my Friends uygulaması da yeni özelliklere kavuşmuş. Bunlardan en çok öne çıkan özellik, çocuğunuzun okuldan geldiğinde veya eve geldiğinde size konum bazlı uyarılar gönderiyor olması.

Apple’ın iTunes Store, App Store ve iBook Store’u da yenilediğini hatırlatayım. Tüm mağazalarda içeriğe erişim daha kolay bir hal almış. Tasarımda da değişiklik var.

iPad’e kurduğum iOS 6’yı kurcalarken fark ettiğim tam Türkçe yazılımsal klavye desteği oldukça hoşuma gitti. Hatta yazılımsal Türkçe F kalvye desteği yine küçük hatalarına rağmen yerini almış. Umarım bu kez nihai sürümde ortadan kaybolmaz.

Neresine baksam irili ufaklı bir yenilik ile karşılaştığım iOS 6’nın ilk betası olmasına rağmen oldukça kullanılabilir olduğunu söylememde bir sakınca yok sanırım. İlk kez Apple’ın yayınladığı bir beta’yı iki gün boyunca ciddi bir sorun olmadan kullanabiliyorum :)  Hız gayet başarılı. Haritalar uygulamasını saymazsak performans ve pil ömrü gayet iyi. Ayarlar ekranının yenilenmesi de hoş olmuş. Blutooth’a ayarlar ekranına girer girmez ulaşabilmek güzel. Rahatsız etme özelliği için ise hiç sözüm yok çünkü inanılmaz kullanışlı. Hazır ayarlar altına girmişken ses ayarlarına da değineyim. Titreşimleri de gelen arama, mail veya mesajlarda dilediğiniz gibi kişiselleştirebilmek epey faydalı olmuş. Cebinizdeyken titrediğinde gelenin mail mi yoksa mesaj mı olduğunu artık anlayabileceksiniz.

Menü başlıklarının açık mavi renk tonundan hava durumu uygulamasının küçük makyajına kadar pek çok başarılı iyileştirme ile bize sunulan ilk iOS 6 betası hakkında aklıma gelenler şimdilik bu kadar. Zamanla farkettiğim büyük yenilikleri yazıyı güncelleyerek sizlere iletmeye devam edeceğim.

Bu yıl da yine geçen yıl yaptığımız gibi bir geliştirici hesabı aktifleştirip Elma Dergisi okuyucularının cihazlarını kaydederek iOS 6 ‘nın beta sürümlerini test edebilmelerini sağlayacağız. En yakın tarihli geliştirici hesabımızın bitiş tarihi 1 Temmuz 2012. Bu tarihten sonra iOS 5 için geçen yıl yapılan kayıtlar geçersiz olacak. iOS 6 kullanabilmek için cihazınızın udid numarasının geliştirici programına dahil olması gerekiyor. Geçen yıl bu programdan faydalanan yüzlerce kullanıcıdan oldukça güzel yorumlar ve izlenimler aldık biliyorsunuz. Bu yıl iOS 6 için yine biraz bekleyip daha az hata barındıran ikinci beta sürümüne kadar kayıtlarımıza başlamış oluruz diye tahmin ediyorum. Gelişmeleri her güncellemede sizlerle paylaşmaya devam edeceğim. Fazla uzaklaşmayın :)

Tagged With: , , ,