iPad Air Değerlendirmesi

İtiraf edeyim, Mehmet’in (Avincan) dürtmesiyle bu değerlendirme (inceleme değil) yazısını yazıyorum. Ben de Mehmet’in Elma Dergisi Gözüyle iPhone 5s yazısındaki yaklaşımla, ürünün düşündürdüklerini aktarmayı tercih ettim.

Apple sever olarak iPad ile ilk tanışmam 2011 yılındaki İspanya  gezim esnasında olmuştu. iPad 1 henüz ülkemize gelmediği için ilk defa Barcelona’daki La Maquinista Apple Store‘da elime almıştım. Store’dan çocuklar gibi şen çıktıktan sonraki günlerde eşimle ‘bi versene bir şeye bakacağım‘ diyaloglarının sonu gelmediğinde bir eve bir iPad’in yetmeyeceğini anladım. Sonrasında iPad Mini ve iPad 4  (sıkıldıkça iPad almıyoruz, iPad 4 eşime şirketten verildi ) ile evimizdeki iPad ailesini genişlettik. Bugün iPad 1 evin mutfağında tariflere bakmak ve salondaki Mac Mini’yi kumanda etmek amacıyla basit görevlerde kullanılıyor olsa da en azında halen çalışır ve işe yarar vaziyette.

Gelelim iPad Air kısmına.. Kabul ediyorum, bu tamamen aç gözlülükle alınan bir karar oldu. Yaklaşan yıl başı, Türkiye Apple Online Store’un açılması, iPad fiyatlarının ABD ile karşılaştırıldığında 2 yıllık garantiyi de göz önünde bulundurarak ve 3G li modemdeki IMEI kayıt harcını da eklersek neredeyse aynı paraya olması gibi bahanelerle önce kendimi sonra eşimi kandırabildim :) Bu yazıda da iPad Air’in teknik özelliklerinden ya da  benchmark sonuçlarından ziyade, önceki sürüm bir iPad kullanıcısı olarak elime aldığımda ve kullandığımda yaşadığım deneyimleri aktarmak istiyorum.

Öncelikle Apple Online Store Türkiye’de yaşadığım satın alma sürecinden bahsedeyim. Önceki iPad’im olan iPad Mini’yi Wifi lı modelden almıştım (iPhone 4S ile Internet paylaşım özelliğini kullanırım diye) ancak pek çok toplantı ve uçak seyahati sırasında gördüm ki, telefonu açıp ikisini eşleştirmek, hem de zaten az giden iPhone pilini bir de internet paylaşımı ile tüketmek pek anlamlı olmuyor. Hadi Internet için iPhone üzerinden paylaşım halen bir çözüm ancak yurt dışına gittiğimde data hattı kapalıyken offline harita uygulamalarını kullanacak GPS özelliğinin olmaması nedeniyle bu defa GSM modülü bulunan hücresel modelinin 32 GB kapasiteli olanını tercih ettim.

Apple Online Store, satın alma aşamasında oldukça sade ve doğru şekilde çalışıyor. 26 Kasım’ı 27 sine bağlayan gece 12’yi bekleyecek kadar enerjim olmadığı için 27 Kasım sabahı ilk işim online store’a girerek iPad siparişimi vermek oldu. Bir de ne göreyim, 2-3 hafta teslim süresi! 27 Kasım’da Apple Online Store’da ilanı günlerdir verilirken 2-3 hafta teslim süresi aslında ön sipariş demekti.. İlk Apple Store siparişim olduğu ve genelde verilen terminlerden daha kısa sürede teslim ettikleri için sipariş vermeyi tercih ettim ve havale indirimini de kullanacak şekilde banka havalesi yaparak satın almayı gerçekleştirdim. iPad Air yanında paraya kıyıp 200 TL etiketli akıllı kabını da (smart case) aldım. Sanıyorum akıllı kısmı, kapağını kaldırdığında iPad in açılması. Havalenin onayı akşama kadar gerçekleşti ve ürün işleniyor sürecine girdi. Ertesi gün smart cover kargolanma sürecine girdi ve sonraki gün elime geçti, aşağıda fotoğrafını çektiğim kahve renginden sipariş etmiştim;

ipad-air-inceleme_hasan_-3
Kabı kutusundan çıkartıp sevmeye başladık, içine koyacağımız iPad henüz ortada yok. Üzerinden bir hafta geçmesine rağmen Apple Online Store’da ‘ürün işleniyor‘ yazısı bir türlü değişmeyince alternatifleri aramaya başladım. Önce APR’lere tek tük geldi, onların da üzerine 100 – 150 TL arasında ilave fiyat koyup satmaya başladılar. Teknosa ve Bimeks’in de oyuna dahil olmasıyla neredeyse bizim gibi 27 sinde Apple’dan sipariş verenlerin haricinde herkesin iPad Air ve Mini’si teslim edilmeye başlamıştı. Anlamsız bulduğum ilave ücreti vermek istemediğimden Apple Online Store siparişimi iptal etmiyordum ki, geçtiğimiz cuma günü Meydan AVM’deki Lydia APR ye geçerken uğrayıp da iPad Air’lerin tüm modellerinin geldiğini, üstüne üstlük Apple Online Store ile  havale indirimi de dahil olmak üzere aynı fiyatlardan satıldığını öğrenince hemen bir tane iPad 32 GB Wifi- Hücresel modelden satın aldım.

ipad-air-inceleme_hasan_-5
‘iPad Air inanılmaz, neredeyse yok !’ 
diyeceğimi sanıyorsanız yanılıyorsunuz :) iPad 4 ile kıyasladığımda hissedilir bir hafifleme var ama bazı incelemelerde okuduğum ‘kuş gibi, tüy gibi’ yorumlarına katılmıyorum. Hele ki bir önceki iPad’im mini olduğu için bana ağırlık artmış gibi geliyor. Diğer taraftan büyük ekranın da bir ağırlık farkı olmak zorunda, onun da avantajlarına değineceğim.

Eşimin mutfak tartısını daha ulvi bir amaçla kullandığımızda;

ipad-air-inceleme_hasan_-9

iPad Air

ipad-air-inceleme_hasan_-8

iPad Mini

hissedilir farkın 165 gr. olması beni şaşırttı. Sanıyorum işin içine giren kılıf (Smart Cover’lı mini ile Smart Case’li air) farkı da aradaki ağırlığı açıklıyor.

 ipad-air-inceleme_hasan_-11

Smart Case’li Air

ipad-air-inceleme_hasan_-6

Smart Cover’lı mini

Diğer taraftan çantada taşırken ya da elde tutarkenki ağırlığın rahatsız edici olmadığını söyleyebilirim. Fotoğrafını çekmesem de, eşimin Targus kılıflı iPad 4’ünü tarttığımda tam 957 gr. geliyor. iPad air, Smart case ile birlikte bunun üçte ikisinden hafif..

Mini Retina kullanmadığım için mini-air olarak ekran kıyaslaması yapmam doğru olmaz. Ama iPad Mini den iPad Air’e geçince ekran muhteşem. Yüksek çözünürlük, özellikle benim gibi iPad’de dergi okumayı sevenler için bulunmaz nimet. iPad Mini’de Turkcell dergi uygulamasını yan kullandığımda iki sayfa görünümündeki yazıları okuyamıyordum;

 

ipad-air-inceleme_hasan_-13

Oysa iPad Air’de yazılar gayet okunaklı;

ipad-air-inceleme_hasan_-14

Çektiğim fotoğraflarda fark çok net anlaşılmıyor ancak çıplak gözle çok daha net bir fark olduğunu belirtebilirim. Zaten retina ekranlı bir iPad kullanıyorsanız alışıksınızdır, dolayısı ile ekranla ilgili daha detaylı bilgiye gerek yok.

Benim gibi sık müşteri sunumu yapanlardansanız, iPad Mini’nin tek kişiye dahi sunum için küçük olduğu yorumunu paylaşayım;

ipad-air-inceleme_hasan_-15
Ayrıca iPad mini’nin smart cover’ı katlandığından daha yatık bir açı sağlarken, iPad Air’in smart case’inin daha dik bir açı ile iPad’i ayakta tuttuğunu gördüm. iPad mini’nin açısı daha iyi gözüküyor.

Smart cover tek kelimeyle ‘kaliteli‘. Dokunan bir daha dokunuyor, ilk haftada arkadaşlarım Alaaddin’in sihirli lambasına çevirdi kılıfı. Yalnız, tuş yerlerinin kapalı olması, özellikle güç düğmesine basmayı zorlaştırmış.

ipad-air-inceleme_hasan_-4Benim gibi dergi ve iPad sayfalarında sıkça ekran görüntüsü alanlardansanız (home ve power düğmesine aynı anda basmak gerekiyor), smart cover içerisindeyken güç düğmesine zor bastığımda ya ana ekrana dönüyorum, ya da cihazı kapatıyorum. Daha yumuşak olmasını ya da o kısmın boş bırakılmasını tercih ederdim. Yukarıdaki fotoğraf henüz 1 haftası dolmamış kılıfa ait, Internet’te kenarlarından başlayarak kararan örnekleri çok, bunun da sonu aynı olacak gibi.. Ancak yumuşaklığı ve dokunduğunuzdaki hissi çok başarılı.

Diğer taraftan tüm katlanıp ayak olan kılıflardaki, sinir olduğum ekranda iz bırakma özelliği bu kılıfta da var;

ipad-air-inceleme_hasan_-2Cihazın performans ve iOS 7 ile çalışma uyumuna diyecek bir şey yok. Mehmet’in iPhone 5S yazısındaki 64 bit M7 işlemci hakkındaki yorumlarına aynen katılıyorum. iPad 2 ile aynı işlemciyi kullanan iPad Mini’den sonra iOS 7’nin ciddi oranda rahatladığını ve uygulamaların tepki hızlarının arttığını söyleyebilirim.

‘Aldığına pişman mısın?’ diye soracak olursanız net olarak hayır cevabını verebilirim. ‘iPad Mini’den Air’e geçilir mi’ diye soracak olursanız da, biraz taşınabilirlikten ödün verebilirseniz bu ekran için değer diyebilirim. ‘Peki, iPad 4’ten iPad Air’e geçilir mi’ diye sorduğunuzda, verdiğiniz paranın elde ettiğiniz farka değmeyeceğini düşünüyorum.

Tüm bunların dışında iPad Air’in, aşırı fark yaratan, bir devrim denilebilecek bir farkı yok, tabii ki diğer iPad’lerle kıyaslıyorum :)

iPad Air ile ilgili sorularınız olursa deneyerek yanıtlamak isterim, sonraki yazılarda görüşmek üzere.

 

Tagged With: , , ,