Jobs Filmi Eleştiri & İncelemesi

steve-jobs-1984-liderlik

Merhabalar, bugün Apple’ın çılgın dehası Steve Jobs’un hayatını anlatan “Jobs Film İncelemesi” ile karşınızdayız. Bildiğiniz üzere Steve Jobs 2011’deki iPhone 4S tanıtımından tam 1 gün sonra yani 11 Eylül 2011 ‘de hayata gözlerini kapatmış, şirketin hayranları ve bu zeki iş adamının kişisel hayranları hüzne gömülmüşlerdi. İşte bu tarihten yaklaşık 2 yıl sonra 16 Ağustos 2013’de, başrolünü ünlü oyuncu Ashton Kutcher’ın oynadığı “Jobs” filmi beyaz perdede görücüye çıktı. Peki, biz bu film hakkında ne düşünüyoruz, film nasıldı, oyunculuk ve konu nasıldı, bu gibi soruların cevabı için yazımızın devamını okumanızı şiddetle tavsiye ediyoruz. Aramızda filmi izlemeyenler de olacağından yazımızın spoiler içerebileceğini hatırlatmakta fayda var.

İsterseniz öncelikle oyunculuk ve yönetimden bahsedelim. Filmin yönetmeni aslında “Oyum Kime” ve “Hiç Olmadı” filmlerinden de hatırlayabileceğimiz Joshua Michael Stern. Yönetmenin filmi iyi yönettiğini söyleyebilirim çünkü gerek Jobs’ın agresif bir biçimde araba kullanma sahnesi, gerek karakterlerin aralarında konuştukları duygusal sahneler gayet güzel bir şekilde yönetilmiş. Karakterin duruşunu ve duygusal durumunu gerçekten size hissettiriyor film. Bu konuda aslında oyuncuların da kendilerini karaktere adamaları etkili olmuş. Özellikle Ashton Kutcher, Steve Jobs’un gençlik yıllarındaki fizikselliğe benzemekle kalmamış, onun o duygusal anlarını, hayatını yönlendirecek kararları verirken gösterdiği kararlılığı ve sabrı gerçekten iyi yansıtmış. Bunun dışında filmde yardımcı ve diğer ana karakterleri oynayan isimler arasında J.K Simmons, Josh Gad gibi ünlü isimlerin de bulunduğunu hatırlatmakta fayda var. Toplam olarak oyunculuk ve yönetimin orta düzey ile yüksek düzey arasında olduğunu söyleyebilirim. Ama oyunculuk gerçekten güzel, bu konuda emin olduğumu size de söyleyebilirim.

Filmin değerlendirilmesi gereken bir başka konu da filmin iç konusu ile gerçekler arasındaki bağlantı. Elbette bu bir filmdir, konudan sapabilir. Ama Steve Jobs’un hayatıyla da bir bağlantısı olması gerekir. Neyse uzatmadan bu konu başlığı üzerinden de Jobs’u değerlendirelim.

Film yayınlanmadan önce, Steve Wozniak yani şirketin eş-kurucusu da fragmanlar üzerinden bir yorum yapmıştı, kendisi filmde gerçeklerin yeterli olarak yansıtılmadığını belirtmiş ve filmle ilgili birkaç hatadan bahsetmişti. Filmin yayınlanmasından bir gün sonra ise Steve Wozniak, filmde eğlendiğini ve oyunculuktan etkilendiğini dile getirmekten çekinmese de filmin kendisine geçer not veremediğini belirtmişti. Bence filmin bu konuda en büyük eksiği Steve Jobs’un hayatının tamamı yerine üniversite yıllarının son günlerinden, Steve Jobs’un şirkete geri dönmesine kadar olan süreyi senaryo olarak almasıydı. Şahsen ben Jobs’ın ünlü Stransford Üniversite konuşmasını, ilk iPhone ve iPad’i de içeren, Steve Jobs’un ölümü ve sonrasındaki birkaç günü anlatan bir filmin olmasını beklerdim. Ama belki bu konudan bazı yapımcılar da ders alır ve kendi Jobs’larını çizerler. İşte o zaman daha güzel bir filmle karşılaşabiliriz.

Tagged With: , , ,