Jobs Yanıldı mı?

Olmalı mı, olmamalı mı? Büyük ekranlı telefonlar sadece bir geçiş süreci mi yoksa geleceğin standardı mı?

Bildiğiniz gibi Apple, iPhone 6 Plus ile ‘büyük” tanımının küçük kaldığı boyutlardaki akıllı telefon pazarına giriş yaptı. iPhone 6 ve iPhone 6 Plus, bugüne kadarki en yüksek satış rakamına ulaşabileceğini daha ön siparişe açıldığı saatlerde gösterdi.

2009 yılında iPhone tanıtıldığında 3.5″ ekranı ile zamanına göre “dev” sayılabilecek ekran boyutlarıyla büyük beğeni topladı. Ardından tüm rakipleri benzer boyutlarda cihazlar üreterek pazara dahil oldu. Ne olduysa 2011’den sonra oldu. Rakipleri Apple’ın iPhone modeline karşı çok daha büyük ekranlı modeller satışa sundu ve pastadan ciddi sayılabilecek oranlarda pay sahibi olmaya başladı. Apple ise ergonomik olarak tek el ile rahatlıkla kullanılabilecen iPhone’un mevcut boyutlarında ısrarını sürdürdü. Hatta bu ısrarını iPhone 5 reklamı ile tüm kamuoyuyla paylaştı;

Büyük ekranlı akıllı telefon pazarı yeşillendikçe şenlendi. Etrafta insanların neredeyse yüzünü bile kapatan boyutlarda cihazlar belirmeye başladı. Pazar payı, normal boyutlardaki telefonların sayısına yaklaştığı, hatta bu sınıftan daha fazla satılmaya başladığı günümüzde ise Apple duruma kayıtsız kalamayarak iPhone 6 Plus’ı devreye soktu.

_Phablets__may_be_the_next_big_gadget_233680000_20130114234552_640_480

Bu zamana kadar Apple’ın büyük ekranlı telefon modeli çıkartmamasını bazı kişilerin komik yorumlarıyla izledik. Kimine göre Apple büyük ekranlı telefon yapamıyordu. Kimisi çok daha komik yorumlar yaptı. Asıl mesele Apple’ın, aslında Steve Jobs’un o çok savunduğu kullanım kolaylığı ve ergonomi konusunu bir türlü gözardı edememesiydi.

Bu yazıda sadece kişisel fikirlerimi sizlere empoze etmeye çalışmaktan ziyade kullanıcıların karşılaştığı sorunlar veya avantajları da inceleyerek hazırlamanın daha doğru olduğuna karar verip yerli yabancı onlarca site veya forumdan kullanıcıların yorumlarını bir bir okuyarak, tartışmaları takip ederek biraz bilgi sahibi olmaya çalıştım.

Jobs büyük ekranlı telefonların uzun ömürlü olmayacağı konusunda bir açıklama yapmıştı. Günümüzde karşımızdaki tablo tam tersini gösteriyor. Peki vizyon sahibi bu efsane isim yanıldı mı? Dilerseniz bunu tartışmaya başlamadan önce neden büyük ekranlı telefonların bu kadar çok tercih edildiğine birlikte göz atalım.

Daha fazla pil ömrü

Evet bazılarına tuhaf gelebilir. Daha büyük ekran, daha fazla güç tüketir. Ancak daha büyük ekran, cihazın boyutlarını da büyüttüğü için taşınabilir cihazlarda kilit rol üstlenen pilin de daha yüksek kapasiteli olarak kullanımına olanak sağlar. 4-4,7″ gibi günümüz koşullarında “normal” sayılabilecek boyutlardaki cihazlara oranla 5-6″ boyutlardaki cihazların pil kapasitesi çok daha yüksek. Ekranın tüketebileceğinden daha fazlası olduğu için ürünün pil ömrü bu durumdan oldukça olumlu etkileniyor.

Her şey için daha fazla alan

Daha büyük ekranın en büyük avantajı, hemen her şey için daha fazla alan sunması. Oyunlar daha zevkli, mail okumak, bir şeyler yazmak veya genel olarak yaratıcı uygulamaların kullanımı büyük ekran ile çok daha kolay oluyor. Uygulama mağazalarında çok daha fazla seçenek aynı anda görüntüleniyor. Bir web sayfasında gezinirken kendinizi konuya daha hakim hissediyorsunuz. Eğer iki elinizi de aynı anda kullananma imkanınız varsa anlık mesajlaşma dahil klavye kullanılan her uygulamada büyük avantaj sağlıyor. El yazısını tanıyan, stylus ile veya parmak kullanarak alınan notlarda da büyük ekranın artısı var.

Cihaz boyutlarının ekran ile birlikte büyümesinin de yararları var. Örneğin daha yüksek çözünürlüklü kameralar için daha geniş sensör, daha fazla elemanlı lensler veya daha yüksek ses için daha geniş hoparlör alanı gibi.

Peki ya dezavantajları? Büyük ekranlı telefonların en büyük sorunu taşıma konusunda ortaya çıkıyor. Eğer gardırobunuzda bol pantalonlar, ceketler veya size gün boyu eşlik eden çantalar yoksa bu durum ızdırap halini alabiliyor. Dar pantalonların ceplerinde ciddi rahatsızlık veriyor. Arka cebini kullananlar için ise o ekranın kırılması ihtimali neredeyse %80 daha yüksek.

iphone_6_plus_jeans_test

Belki çanta veya cepleriniz yerine elinizde taşımayı tercih edenlerden de olabilirsiniz ancak gün içinde bir şeyler yaparken cihazı sürekli bir yerlere bırakma ihtiyacı hissediyorsunuz çünkü sürekli ellerimizi kullanıyoruz. Arabaya binerken cebinizde bir iPhone 5s veya önceki bir modeli varsa çıkartıp bir yerlere yerleştirme ihtiyacı duymazken daha büyük boyutlu telefonları bir taraflara yerleştirmek zorundasınız.

Bir diğer sorun ise kullanımı. Kesinlikle ergonomik değil. Ekranın tek el ile kolay kullanımına yönelik yazılımsal kolaylıklar bulunsa da bu cihazları rahat kullanabilmek için her daim iki elinize birden ihtiyaç duyuyorsunuz. Ekranın genişliği nedeniyle tek el ile klavye kullanmak da neredeyse imkansız bir hal alıyor ve malesef şimdilik bunun yazılımsal bir çözümü de bulunmuyor. Eğer bir NBA oyuncusu kıvamında vücudunuz yoksa tek el ile aktif olarak bu cihazları kullanmayı unutun.

Gelelim günün anlam ve ehemmiyetini tartışmaya. Aslında bunu tartışmak pek gereksiz. İhtiyaçlarınız neyi gerektiriyorsa gider onu alırsınız. Sürekli oyun oynayan, fıtı fıtı mesajlaşan gençler için özellikle bu büyük ekranlı cihazlar oldukça mantıklı. Gününüz benim gibi koşuşturmaca ile geçiyorsa ve zorunlu kalmadıkça telefonu daha çok eğlence amacıyla kullanamıyorsanız bunlara sahip olmak bildiğiniz işkence.

Yorumlarda en çok denk geldiğim şey, büyük ekranlı “yeni” kullanıcılar. Büyük ekranları ile oldukça mutlular ve bunu paylaşmaktan büyük zevk alıyorlar. Ancak eski kullanıcılar bir süre sonra pişmanlık duyduklarını dile getiriyorlar. Elbette şimdiye kadar büyük ekranlı bir Apple iPhone olmadığı için bu veriler için bolca Android işletim sistemleri veya daha genele yayacak olursak Apple harici cihazlar ile alakalı siteler ve forumlarda vakit harcadım.

Bahsettiğim sitelerde ne ararsanız var. Daha küçük boyutlu ekrana sahip modellere geçiş yaptığında “dünya varmış” diyenler de, oynadığı oyundan küçük ekranda zevk alamayıp daha büyüğünü isteyenler de…

big screen comment

Jobs yanıldı mı?

Forumları incelemeden önceki görüşüm, büyük ekranlı telefonları bir dönemin netbook ları hakkında düşündüğümden farksızdı. Ne bilgisayardı, ne telefon. iPad ile birlikte netbook devri de kapandı. Bu büyük ekranlı telefonları da şahsen netbook lara benzetiyorum. Ne tablet, ne telefon. Zaten ayrı bir kategori olduğunu artık herkes kabul ediyor. Ad bile koydular bunlara. Phablet.

Şimdi biraz daha ılımlı yaklaşıyorum. Kim neye ihtiyaç duyuyorsa onu alsın deyip çekiliyorum köşeye.

Jobs’un öngörüsüne ise katılıyorum. Büyük ekranlı telefonların günlük hayatta faydadan çok zararı olacağına inanıyorum. Bir süre sonra kullanım zorlukları nedeniyle daha “insan” boyutlarındaki cihazlar tercih edilecek. Yani ergonomi kazanacak. Çünkü ne olursa olsun insanlar rahatlığa meyillidir. Yürüyebiliyorsa koşmaz, durabiliyorsa yürümez, oturabiliyorsa ayakta durmaz, yatabiliyorsa oturmaz. Doğamız gereği bize zorluk çıkartan şeyleri hep istedik ancak hevesimizi aldıktan sonra özümüze geri döndük.

Dönem dönem bu tip ürünleri görmeye devam edeceğiz. Hemen her alanda bu tip ara ürünler olacak.

Apple bu geçiş dönemi için belki biraz daha erken adım atıp açığı kapatabilirdi. Bence bu konuda geç kaldı ancak dönemin sonunda satış rakamları açık ara ideal boyutlardaki cihazların gerisinde kalacağını gösterecektir. Phablet sınıfı daha uzun süre popülerliğini sürdürecektir. Almak istiyorsanız siz de bu kervana katılıp 5.5″ bir iPhone 6 Plus veya başka bir markanın büyük ekranlı telefonunu alarak kendinizi en azından bir süre mutlu edebilirsiniz.

Phablet sınıfı gelecekte varlığını sürdürmeye devam etse de 5-inç’ ten küçük  ekranlı mobil cihazlar bir süre sonra yeniden “budur” dedirtecek gibi görünüyor. Phablet (bu isimden nefret ediyorum) sınıfı cihazlar ne kadar iyi olurlarsa olsunlar bir şeyler üretmek isteyenler için oldukça yetersiz. 9.7″ iPad’in bile yetersiz kaldığı alanlarda ise hiç şansları yok. 5.5″ bir iPhone alıp iPad’e ihtiyacım yok diye düşünüyorsanız, pazar günü keyifle derginizi okuyabileceğinizi sanıyorsanız veya büyük ekranlı cihazınızda hele hele yolda yürürken ya da bir eliniz doluyken mesaj yazıyorken bu yazıyı hatırlayın.

Tagged With: , ,