Mac OS X Lion’da Türkçe yerleşik olarak mı geliyor?

Türkçe Mac OS X Lion söylentileri başlıklı yazımı hatırlayanlar vardır. Bu yazıda bahsettiğimiz o “mail” neticesinde Türkçe”nin yerleşik olarak 10.7 sürümde bulunma ihtimalini neredeyse elemiş ve üzülmüştük. 29 Nisan’da Mac OS X 10.7 ‘nin ikinci geliştirici sürümü için 11A444d yapı kodlu bir güncelleme çıktı. Twitter’dan Elma Dergisi’nin takipçileri haberdardır. Güncellemeyi yüklemeye açıkçası 1.3 GB lık boyutu nedeniyle üşenmiştim.

Bugün Elma Dergisi’nin dikkatli okuyucularından TenZen, 17.08’de müjdeli haberi Yeni iMac’ler bu hafta gelebilir başlıklı yazının yorumunda paylaştı. Lion’da Türkçe, yerleşik olarak bulunuyor. Açıkçası hep bir umudum vardı; ama en azından “Golden Master” sürümü öncesi çıkabileceğine dair bir beklentim yoktu. Nihayet yeni bir sürümün yayınlanmasının ardından Bilkom destek sayfalarından takip ettiğimiz Türkçe yamaları ile uğraşmak zorunda kalmayacağız ve dünyanın en gelişmiş işletim sistemini Türkçe olarak kullanabileceğiz.

Sizlerle bu bilgiyi paylaşırken bir taraftan da güncellemeyi yüklüyorum. Bittiğinde hem yeni özellikleri, hem de Türkçe dil desteği ile ilgili görüşlerimi paylaşacağım. Yazının “haber” niteliği taşıyan bölümünü okudunuz. Yazının devamında ise “Neden?” sorusunun cevabı bulunuyor. Bunu bir sorumluluk olarak hissettiğim için paylaşıyorum.

Mac OS X Lion’un yerleşik Türkçe dil desteği ile gelmesi neden haber oluyor? Aslında sorulması gereken soru Türkçe neden önemli?

Türk milletini meydana getiren unsurların başında Türk dili gelir. Dil, milli kültürün ilerlemesinde, milli duygunun gelişmesinde en önemli etkendir.

Atatürk ” Türk dili, Türk milleti için kutsal bir hazinedir, Türk dili Türk milletinin kalbidir, zihnidir” sözüyle konunun ne kadar önemli olduğunu vurgulamıştır.

Dil, yaşayan bir anlaşma aracıdır. Dil ile toplumdaki kişiler birbirlerini anlar, çevrelerindeki olayları yorumlar, tarih ve kültür değerlerini öğrenirler. Benlik, dil sayesinde kimliğe dönüşür. Toplumdan kişiye ve kişiden topluma ulaştırılmak istenen mesajlar ve değerler, dil aracılığı ile iletilir.

Ayrıca ulusal kimliği oluşturan ortak değerler, dil sayesinde düşüncemizde yer eder, davranışlarımıza yansır. Bir ulusun geçmişten günümüze taşıdığı maddi ve manevi ortak değerlerin bütünü kültürdür. Ulusal kimlik, kültür tarafından belirlenir. Peki kültürün temeli nedir? O da dildir. Çünkü düşünce ve duyguları nesilden nesile nakletme vasıtası olan dil, her türlü kültür faaliyetinin temelini tekşil eder.

Ulusal bayramlarda, ulusal marşların okunmasında, ulusal birliğini simgeleyen bayrak karşısında duyulan ortak sevinç, ulusal kimliği gelişmiş kişileri ve toplumları heyecanlandırır.

Ortak sevinç, keder, tasa veya kıvanç gerektiren her türlü maddi, manevi durum, ulusal kimliğin gelişmesiyle ilgilidir.

Osmanlı Devleti zamanında ülkemizde iki çeşit dil vardı: Biri bilim, edebiyat ve resmi yazışmalarda kullanılan Osmanlıca; diğeri halkın büyük çoğunluğunun konuştuğu Türkçe. Dil birliğinin olmaması insanların kaynaşmasını önlüyor, milli bütünlük sağlanamıyordu. Bu nedenle yeni Türk devletinin önemle üzerinde durduğu konulardan biri de Türk dilinin geliştirilmesi olmuştur.

Mustafa Kemal, Türkçenin yabancı dillerin etkisinden kurtarılması, dilin zenginliklerinin araştırılması için Türk Dil Kurumunu kurdu. Ayrıca, dil kurultayları düzenletti. Bu konudaki çalışmalara bizzat katılarak Türk diline gereken önemi verdi. Türk dilinin, kendi benliğinde, aslındaki güzellik ve zenginliğe kavuşması için bütün devlet kuruluşlarımızın dikkatli ve ilgili olmasını istedi.

Bu çalışmalar sayesinde, konuşma dili ile yazı ve bilim dili arasındaki ayrılıklar ortadan kaldırıldı.

Bilindiği üzere, Atatürk’ün milliyetçilik ilkesi vatanın bütünlüğünün ve milletin bağımsızlığını her şeyin üstünde tutar. Resmi dilimiz Türkçeye  gereken önemin verilmesi, Atatürk’ün milliyetçilik ilkesinin bir gereğidir.

Dil, Bir ulusun bütünlüğü ve geleceği için çok önemlidir. Eğer dilde ayrışmalar olursa, o ulus kendini ayakta tutan değerlerden yoksun kalır. İstikbali oluşturacak nesillerde kendilerini ifade edecek bilim ve düşünce dünyasını kuramazlar. Dil ve onun ifade biçimleri olan söz ve yazı ile geçmişten günümüze ve geleceğe bir köprü kurulur.

Bu köprü sağlam olursa; ulusların sosyal hayatları, tarihi bağları, bilime dayanan bilgi birikimleri nesilden nesile aktarılmış olur.

Eğer bu köprü sağlam olmazsa, o ülke ayakta duramaz.

“Kesinlikle bilmeliyiz ki iki parça halinde yaşayan milletler çok zayıftır, hastadır. “Mustafa Kemal Atatürk”

Sadece Türkçe konuşmanın, yazmanın önemi üzerine sanırım birçok kitap yazılabilir. Elimden geldiği kadarıyla Elma Dergisi’nde Türkçeyi düzgün kullanmaya özen gösteriyorum. Hataları eleştirmekte çekinmeyin. Bazen hızlı yazmak uğruna önemli hatalar yapabilirim. Unutmayın, yanlışı düzeltmek elimizde. Onu görmezden gelirsek yanlış olarak kalmaya devam eder.

Not: Lütfen yorumlarımızda da Türkçemizi düzgün kullanmaya özen gösterelim.



								Tagged With: , , , ,