Yeni iPhone ve Apple

Apple şu sıralar 5 Haziran 2017’de başlayacak olan WWDC’17 için hazırlıklarını tamamlamaya çabalarken kafalarda Apple’ın geleceğine yönelik sorular dolaşıyor. Başarılı fakat neticede bir oyalama ürünü olmaktan öteye gidemeyen iPhone 7’nin hemen ardından gözler önümüzdeki sonbaharda tanıtılacak olan iPhone 8’i bekliyor.

Uzun zamandır pazar gününe eşlik edecek bir yazı yazmaya fırsat bulamıyordum. Gerçi yine iki araya bir dereye sıkıştırmak zorunda kaldım ve bu yüzden aradaki kopukluklar nedeniyle kusura bakmayın.

WWDC’17 etkinliğinde iOS, macOS, watchOS vs otuz iki kısım tekmili birden güncellenecek ve yeni Mac, iPhone, iPad hakkında umuyoruz ki ipuçları da getirecek. Apple şirketine hayranlık duymaya başladığım 80’ler sonu 90’lar başında -ki henüz oldukça genç bir teknoloji meraklısıyken – Apple sadece iyi çalışan güzel bilgisayarlar ve bu bilgisayarlar için “sadece çalışan” bir işletim sistemi üretiyordu. Günümüzde -artık adı post pc midir nedir?- bilgisayarların pabucu çoktan dama atıldı ve şirketi bu günlerine taşıyan Mac sistemlerden elde edilen gelirin, satışta olan diğer gelir kalemlerine nispeten oranı sadece %11’de kaldı. Hal böyleyken kim ne yapsın Macintosh’u? Herkes yeni iPhone’un peşinde. Aşağıdaki grafikte 2 Mayıs 2017 tarihli ürün/hizmet net satış oranları yer alıyor.

Apple’ı çok uzun yıllardır takip eden biri olarak özellikle son iki yıldır şirketin bir şeylerin peşinde olduğunu düşünüyorum. Hele hele geçen yıl resmen duraklama dönemi gibiydi. Gerçi içinde bulunduğumuz zaman diliminde bir taraftan taşınma telaşı içerisindeler ama bu ölçekteki bir şirket için bu mazeret olsa olsa “sular kesildiği için ders çalışamadım örtmenim” kadar etkili olur. Bahsi geçmişken yeni şirket kampüsü Apple Park’ı dünya gözüyle görmek için can atıyorum. Mayıs 2017 itibariyle Apple Park’ın son durumu şu videoda;

Ortada daha belirgin bir şey de olmadığına göre Apple’ın şu an içinde bulunduğu durum ile ilgili olarak benim aklıma iki şey geliyor: Konu aslında çok detaylı ve anlatmaya kalkarsam iş içinden çıkılamaz bir hale gelebilir. Sadece yüzeysel olarak bahsedeyim. Bahsettiğim gibi, en kaba tabirle elimizde iki senaryo var. İlki, Apple tembellik yapıyor. Türlü küresel siyasi ya da ekonomik unsurlar, anakarada imalat konusu vs eften püften bahaneler ile kendi kendilerine gündem yaratıp akşama kadar yatıyorlar. Zira son ürünlerde yenilikten, öncülükten, özgünlükten ziyade ekonomik kaygıların ön planda tutulduğunu hep birlikte gördük. Ambalajdan aksesuara, ürünün kendisinden yazılımına kadar ciddi bir kemer sıkma politikası yürütülüyor sanki. Sadece tahmin ama kim bilir gözümüzün görmediği – örneğin servis, mağazacılık, çalışanlar vb gibi konularda – daha neler neler değişmiştir. Kiminize önemsiz gelebilir fakat değişen pek çok detay aslında Apple’ı Apple yapan detaylardandı. Tüm rakipleri kulaklığı, ürün kutusunun içine sarıp atarken Apple, iPhone ürünüyle birlikte verdiği kulaklığı şık, tasarlanırken emek harcandığı belli olan özel polikarbon kutu içinde verirdi. iPhone 7 ile birlikte kulaklığı kağıda sarıp kutuya koymaları bile yeter de artar bile. Kabul, çöpe gidiyor o kutu belki ama bırakın müşteri kendini özel hissetmeye devam etsin. Daha az kar edin, her şey para değil. Apple bu zamana kadar sırf para için var olmadı. İnsanlar para ödedikleri için bu markanın logosunu vücutlarına kazıtmadılar. Bazen hayret ediyorum; neden hala kutuya Apple logosunun çıkartmalarını koyuyorlar acaba diye? Onu da koymasınlar, her üründe iki üç cent daha girer kasaya belki…

Jobs’un da kişiliğini çok sevdiğimi söyleyemem ama konu iş olunca Jobs hakkında yazılan onlarca kitap bile az bence. Jobs neticede “haydi bunu da kârsız verelim” demedi. Ama ürünlere sadece para kaynağı olarak bakmadı. Cook tartışmasız çok yetenekli bir yönetici. Jobs’un aksine kişilik olarak da Jobs gibi itici değil. Ancak bu adam ürünlere sadece para kaynağı olarak bakıyor diye düşünüyorum. Öyle bir görüntü var ki ortada, sanki adamın tek derdi daha çok para kazanmak.

Hiçbir zaman Apple ürünlerinin tümü -beklendiği üzere- kusursuz değildi. Rakiplerine kıyasla neredeyse kusursuz sayılırdı ama bu öylesine azdı ki, göze batmıyordu. Gelgelelim hiç bu kadar sorunlu da olmamıştı. Son zamanlarda gerek yazılım gerekse donanımsal olarak Apple’dan asla beklenmeyecek düzeyde olumsuz geri bildirimle karşılaşıyorum. Satılan ürün sayısı ve yeni müşteri sayısı artıyor. Müşteri memnuniyeti ise bazı ürünler hariç düşüşte. Rakipleri ise artık eskisi gibi değil. Daha düne kadar adını duymadığınız Çinli markalar bile pastadan aldıkları payı katlayarak büyütüyor. Hatalardan iyi dersler çıkartıyorlar ve sıkı çalışıyorlar. Yakında Apple’ın gözardı edemeyeceği güçte başka rakipleri de olacak.

Kısacası Apple tembellik yapıyor ve yerinde sayıyor. “cool” duruşunu yavaş yavaş kaybediyor, sıradanlaşıyor… Rakipleriyse Apple’ın eski günlerindeki gibi çığır açan yenilikler ile gelemeseler bile azimle, istikrarlı bir şekilde yollarına devam ediyorlar. Ama taklitle ama başka bir şekilde, günün birinde kendi yollarını çizecek ve takip edilecek hale gelebilmek için çabalıyorlar.

Umarım bu ilk senaryo söz konusu değildir çünkü bu şekilde devam ederse yeni Apple Park’ta ancak koyun otlatırlar.

İkinci senaryo ise Apple büyük bir bomba patlatacak. Hayır iPhone 8 zeytin yağlı yaprak sarması hazırlayamayacak. Kim bilir belki yapay zeka için tarihi bir adım atılabilir ki yapay zeka yönetimi için özel bir çip tasarımı üzerinde çalıştığı hakkında söylentiler var. Belki de şu gizemli sürücüsüz araba işi tüm kaynağı, enerjiyi veya her neyse tüketiyordur… Nedeni ne olursa olsun ikinci senaryomda Apple, mevcut ürün ya da hizmet gamının varlığını tehlikeye atmayacak düzeyde çalışmasını sürdürüyor ama tempoyu oldukça düşük tutuyor ve uzun vadede çok başka planlar için çalışıyor. Belli olmaz ama Apple’ın bu güne kadar tamamen değiştirdiği ya da derinden sarstığı pek çok alana bir yeni daha eklenebilir.

Apple’ın otonom sürüş yazılımını test ettiği ileri sürülen bir araç.

Elbette gönlümden geçen senaryo bu. Ama artık ellerini çabuk tutsunlar :)

İki satır yazıp toparlayacaktım güya ama yine uzadı. Madem bu kadar uzadı, yeni iPhone hakkındaki son gelişmeleri de aktarıp öyle sonlandırayım.

Bu yıl sadece iPhone 7s ve 7s Plus yerine yeni bir iPhone modeli daha göreceğiz büyük olasılıkla. Artık adı iPhone 8 mi olur, iPhone X mi olur bilmiyorum. Mevcut iPhone 7’den milimetre bazında daha büyük bir ürün bekleniyor.

Kimilerine göre tek boyutta, kimilerine göre iki farklı boyutta olacakmış bu yeni iPhone. Yine aynı kaynakların bir kısmına göre iPhone 7s, aynı kasa ama daha yeni teknoloji ile doldurulup yeni iPhone’a eşlik edecek. Bir diğer grup ise “7s filan yok, bam bam bam! iPhone 8 geliyor” diyor başka bir şey demiyor. Büyük ihtimalle iPhone 7s, 7s Plus ve bu yeni iPhone modeli aynı anda tanıtılacak.  Tabi bunlar hala söylentiden öteye geçebilmiş değil.

İlk bakışta, çok uçlarda olmayan bir tasarım değişikliği ile yeni bir iPhone tasarımı bekleniyor. Köşeden köşeye OLED ekran ile tamamı camdan yapılmış bir gövde, ekrana entegre Touch ID parmak izi sensörü ve ön kamera olacağına ilişkin söylenti sayısı bir hayli fazla.

Teknik olarak sıralayacak olursak;

Daha hızlı, A11 işlemci

5.8 inç neredeyse çerçevesiz OLED ekran

Cam gövde

Kablosuz şarj

Home tuşu tamamen kayboluyor, ekrana entegre sensör geliyor.

Şimdilik öne çıkanlar bunlar. WWDC etkinliğinin ardından biraz daha şekillenmeye başlar söylentiler. Umarım yakın gelecekte Apple bizi yeniden heyecanlandırır. Aslına bakarsanız oldukça istikrarlı bir şekilde ilerlemeyi sürdürüyor şirket ancak kendi kendilerine yükselttikleri çıta, ister istemez beklentilerin de yükselmesine neden oluyor ve son birkaç etkinlik, ekosistemin yakın takipçileri için genel olarak hayal kırıklığı ile son buldu. Şimdilik önümüzdeki ilk etkinliğe kadar bekleyip ardından gelecek hakkında fikir ürütmeye devam ederiz. Görüşmek dileğiyle…

Tagged With: , , , ,