Yeni MacBook Pro’nun Çatışma Noktası: İncelik mi, Performans mı?

MacBook Pro’larda kasa değişimini de kapsayacak büyük güncelleme beklentisinde sona yaklaşılıyor. Geçtiğimiz yıl konuşulmaya başlanan yeni MacBook Pro serisiyle ilgili dedikodular yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte tavan yapmış durumda. Zira yeni serinin bu yaz tanıtılmasına kesin gözüyle bakılıyor. Apple tarafından yapılan resmi bir açıklama olmamakla birlikte, tedarikçi zincirine dayandırılarak yapılan haberler buna işaret ediyor. Yeni MacBook Pro duyurusu için en yakın tarihli  beklenti ise 11 Haziran’da San Francisco’da gerçekleştirilecek WWDC 2012(World Wide Developer Conferance)’de ürün tanıtımının yapılması. Hatta ülkemizdeki bazı teknoloji sitelerinin iddiası Apple’ın bu etkinlikte MacBook Pro serisinin tanıtılacağını doğruladığı yönünde. Tabii ki çoğu zaman olduğu gibi haberin kaynağı belirsiz… Apple tarafından bu yönde resmi bir duyurunun bulunmadığını hatırlatarak,  tarih konusunu bir kenara bırakıp yeni serideki olası bazı değişiklikler üzerinde durmakta fayda var.

Optik Sürücünün Ölümü

Geçtiğimiz yıldan beri süregelen bu iddia artık neredeyse iddia olmaktan çıkmış durumda. Zira Apple’ın optik sürücülerden kurtulmak istediğini anlamak için MacBook Air ve Mac Mini’ye bakmak yeterli olacaktır. “Bilgisayarlar optik sürücülerden kurtulacaksa buna ancak Apple öncülük eder” önermesine sanırım herkes katılacaktır. Gerçek şu ki,  Apple bunu hayata geçirmezse diğer üreticiler kolay kolay geçirmez ama Apple bunu yaparsa emin olun birkaç yıla kalmaz diğer tüm markaların bilgisayarlarından optik sürücü kalkar. Apple optik sürücü koymadı diye bugün veryansın edenler de bir süre sonra optik sürücünün gereksizliğinin farkına varırlar. Apple, Floppy Disk sürücülerin saltanatına son verdiği gibi, bu MacBook Pro güncellemesinde optik sürücülerin ömürlerine de son verebilir. Tarih tekerrürden ibarettir! (Bkz Google: Apple, Floppy Disk Dirve)

Optik Sürücü Öldüyse Blu-Ray de ne oluyor?

Optik sürücünün kalkacağını söylerken Blu-Ray’den bahsetmek tuhaf gibi gelebilir.  Ancak durumun tuhaflığı Blu-Ray diye bir gerçekliği ortadan kaldırmıyor. Blu-Ray günümüzün en gelişmiş optik sürücü formatı olarak ortada duruyor ve film endüstrisi tarafından kullanılmaya devam ediyor. Hatırlanacağı gibi Apple yeni nesil optik disk formatı savaşları sırasında da HD DVD cephesine karşı Blu-Ray’i desteklemişti. Tüm bunları göz önüne aldığımızda Apple harici Superdrive’ı Blu-Ray destekli olarak güncelleyebilir fikri ortaya atılabilir. Hali hazırda MacBook Air ve Mac Mini için Superdrive desteği sunuluyor. MacBook Pro’dan da optik sürücünün kalkması halinde MacBook Pro kullanıcıları da potansiyel Superdrive müşterisi olacaklar. Müşteri potansiyeli genişlediği için Apple, Blu-Ray diskleri okuyan (belki de yakan) bir harici Superdrive seçeneğini tüketicilere sunabilir. Ya da bu alanı tamamen terk edip diğer üreticilere bırakabilir. Tabii tüm bunların tamamen benim fikrim olduğunu ve herhangi bir kaynağa dayanmadığını da söylememde fayda var.

Gizli tehdit: İncelik

Optik sürücü yok oldu, kazanılan alan Macbook Pro’nun incelmesini sağladı. Cihaz inceldi, hafifledi, şık oldu. Her şey çok güzel oldu(mu?) İşte tam da bu nokta yeni MacBook Pro ile ilgili en büyük endişemin kaynağı; İncelikten kaynaklanan aşırı ısınma!

Endişemin dayanağı ise; MacBook Air! Elimizdeki örneğe bakacak olursak; Evet, MacBook Air çok ince, çok hafif, çok şık… Ama şu gerçeği de göz ardı etmemeliyiz ki ilk kasa dizaynından itibaren ısınma ve fan gürültüsü konusunda yer yer problemli.

Kasa değişikliğine kadar olan MacBook Air’ların birkaç farklı modelini kullandım. Sorun basit ve sorundan dertli kullanıcıların şikayetleri yerli yabancı forumlarda hep aynı: “Aşırı Isınma ve sürekli yüksek hızda çalışan gürültülü fan.”

MacBook Air her dizüstü gibi ısınıyor, özellikle Flash video izlerken, ağır uygulamalar çalıştırırıken, oyun oynarken… Isınması doğal ama sorun ısınmada değil soğutmada. Birkaç Flash video MacBook Air’daki fanın yüksek devirlerde çalışması ve bir daha susmaması için yeterli olabiliyor. Eğer sisteme yüklenmeye devam ederseniz, fanların çalışması da yeterli gelmiyor ve dramatik bir performans azalmasıyla karşı karşıya kalıyorsunuz!

Yeni MacBook Air’da ısınmaya bağlı performans kaybının olmadığını ancak fan gürültüsünün aynen devam ettiğini yabancı forumlarda şikayetlerini dile getiren kullanıcılardan takip ediyorum. Anlaşılan Apple bu sorunu pek dert etmiyor ama bence göz ardı edilecek türden bir sorun değil. CoolBox gibi 3. Parti uygulamalar ile soruna çözüm bulunmaya çalışılıyor. “Fan gürültüsü nedir, biraz çalışır sonra susar” diye düşünüyorsanız yanıldığınızı baştan söylemek zorundayım. En büyük sorunda zaten burada çünkü fanlar yüksek devirli çalışmaya başladıktan sonra bir daha susmuyor. Örneğin, sisteme biraz yüklendiniz ve fanlar gecenin sessizliğinde rahatsız edici bir şekilde çalışmaya başladı. Sonra tüm programları kapatsanız bile aynı hızda (ve aynı gürültüde) çalışmaya devam ediyor. Apple forumlarında sorunun çözümü için SMC update önerilse de 1.1 MacBook Air’de işe yaramadığını ilk elden deneyimledim. Tekrarlamakta yarar var, yeni dizayn MBA serisinde durumun ne noktada olduğunu denemediğim için tam olarak bilemiyorum.

Gelelim tüm bunların yeni Macbook Pro ile olan ilgisine… MacBook Pro tıpkı MacBook Air gibi incelecekse MacBook Air’da olan ısınma ve sürekli çalışan gürültülü fan sorunları ile karşı karşıya kalacak mıyız? Daha ince tasarım için performanstan ödün verecek miyiz?

Gerçek “Pro” mu?

Yukarıda söz ettiğim ısınma ve fan sorunları MacBook Air kullanıcıları için belki göz ardı edilebilir. Zira MBA mobilitenin ön plana çıktığı, yüksek performansın geri planda kaldığı bir ürün. Fakat iş MacBook Pro’ya gelince orada biraz durmak gerekiyor. Profesyonel kullanıma yönelik bir ürün sahibine “ağır uygulama çalıştıramazsın, çalıştırırsan ısınma ve fan problemlerine razı ol” denilemez. Daha doğrusu MacBook Pro tüketici kitlesi bu türden sorunları kabullenmez. Final Cut kullanırken ısınmaya bağlı performans kaybı yaşayan, Photoshop açıkken fan gürültüsü kesilmeyen bir MacBook Pro kullanıcılardan büyük tepki çekecektir. Bu nedenle Apple’ın tasarım – performans dengesini iyi kurması gerekir.

Retina Display MacBook Pro’da

Yeni MacBook Pro serisini dört gözle bekleyen kullanıcıların hem sevindiren hem de düşündüren olası güncellemelerden biri de kuşkusuz Retina Display. Son dedikodular  2880×1800 ve 2560×1600 gibi inanılmaz yüksek çözünürlüklü Retina ekranların MacBook Pro’larda yer alacağını işaret ediyor ve kullanıcıların heyecan kat sayısını arttırıyor. Tabii ki iyi olan her şeyin bir maliyeti de var. Şimdiden maliyet analizine girişen yabancı teknoloji siteleri, 15 ve 13 inç MacBook Pro modellerinde Retina ekran kullanımının Apple’a  65 ila 100 dolar arası bir ek bir maliyet getireceğini belirtiyorlar. MacBook Pro için sabırsızlananları huzursuz eden de işte bu fiyat artışı. MacBook Pro için zaten hatırı sayılır bir miktarı gözden çıkarmak zorunda kalan tüketiciler, fiyatların daha da yükselmesinden endişe duyuyor.  Hem iPad güncellemesi, hem de önceki ürün güncellemeleri Apple’ın maliyet artışlarını fiyatlara yansıtmamaya çalıştığını göstermekle birlikte durumun biraz daha şüpheli olduğunu belirtmekte yarar var. Yeni MacBook Pro’da standart SSD söylentilerinin de ortalıkta dolaştığını düşünürsek, hem SSD’li hem Retina ekranlı MacBook Pro’nun aynı fiyatlarda tutulması güç olabilir.  Fiyat konusu hakkında daha fazla ayrıntı ve iyimser tahminler için Mehmet Avincan’ın “Mac Fiyatları Düşecek mi? Hayır” başlıklı yazısını okumanızda fayda var.

“Ne! Ethernet kapısı mı yok?”

Sıkı takipçiler bilir, giriş çıkış birimleri Apple’ın her zaman baş ağrısı olmuştur. Herkesi her konuda mutlu etmek zor. iPad’de bulunmayan USB, MacBook Air’de olmayan ethernet, 2008’de kaldırılan ama sonra geri gelen FireWire, son güncellemede gelmeyen USB 3.0 vs… Eleştiriler hep aynı düzlemde sürer gider; daima “endüstri standartları” denir. Endüstrinin standartları sanki gökten iniyormuş gibi Apple’ı eleştirenler hep bunu söyler. Oysa ki standartlar bizzat üreticiler tarafından ortaya atılır ve yaygınlaştırılır. Apple’da bu standartizasyona kendi ilkeleri, öngörüleri ve ticari beklentileri çerçevesinde katkı sağlar ve sağlıyor.

Buna en son MacBook Pro ve iMac güncellemesinde şahit olduk. Thunderbolt ile yenilikçi bir giriş-çıkışa kapı aralanmış oldu. Eleştiriler “Thunderbolt’a ne gerek var”dan ileri gidemezken, bunu söyleyenler “ne gerek var” denilerek konulmayacak Thunderbolt’un, hiçbir ürüne konulmazsa nasıl yaygınlaşacağına da cevap veremediler.

Benzeri bir tartışma da USB 3.0 çevresinde döndürüldü. Şimdi, bir yıl önce büyük eksiklik (!) olduğu söylenen USB 3.0’ın MacBook Pro serisinde yerini alacağı belirtiliyor. Nitekim Steve Jobs vefatından önce USB 3.0’a karşı olmadıklarını ve standartın oturmasını beklediklerini ifade etmişti.

Tartışma yaratacağa benzeyen bir diğerli iddia yeni MacBook Pro serisinde Ethernet kapısının bulunmayacağı. “Ethernet nasıl olmaz, ethernet bağlantısız bilgisayar mı olur?” sersenişlerini şimdiden duyar gibiyim… Gerçek şu ki bunu söyleyenlerin birçoğu aslında ethernet kullanmayanlardan oluşacak.

Tim Cook’un Sınavı…

Yaz ayları yaklaştıkça MacBook Pro serisini bekleyenlerin heyecan ve merak katsayısı da giderek artacak. Açıkçası ben de yeni Macbook Pro serisini oldukça önemsiyorum. Bunun en önemli nedeni ise yeni ürünün Tim Cook’ın ciddi sınavlarından biri olacağı kanısında olmam. Her ne kadar bazıları tarafından iOS dünyası eşittir Apple olarak görünse de, bu güncelleme iddia edildiği gibi Mac’in Apple açısından üvey evlat olmadığının açıkça ortaya konulacağı bir güncelleme olabilir. Olayın Tim Cook açısından önemine gelirsek, Jobs’ın ölümünden bu yana epey zaman geçti. Belki yeni Macbook Pro’da Jobs’ın izlerini görmeye devam edeceğiz ama geçen zamanda yapılan ufak tefek değişiklikler, rötuşlar, ürün tanıtımı, fiyat politikası, kısacası artısı ve eksisiyle bu yeni ürün tamamen Tim Cook’un hanesine yazılacak belki de ilk ürün olacak.  Bu nedenlerle yeni MacBook Pro’yu ve tanıtım etkinliğini heyecanla bekliyor, tüm Apple ve Mac severlere hayırlı olmasını diliyorum.

 

Tagged With: , , ,