Elma Dergisi Gözüyle Apple Watch

Apple Watch çıktığı günden beri incelemenin ne zaman yayınlanacağına ilişkin mesajlarınız ve mailleriniz hiç eksilmedi. Ancak Apple Watch diğer Apple ürünlerinden farklı. Apple’ın ilk giyilebilir teknolojik ürünü ve “Elma Dergisi Gözüyle” incelemek için biraz zaman geçmesi gerekiyordu.

Elma Dergisi çetesinin tümü Apple Watch kullanıyor. Bu yüzden hemen hemen tüm özelliklerini test etmiş olduk. New York’tan Mehmet Terziler saati aramızda ilk kullanan oldu. Geri kalanlarımız ise Türkiye satışının başlamasını bekledik.

Apple Watch aslında beklentilere, kişiden kişiye değişiklik gösteren bir cihaz. Pek çoğumuz ilk tanıtıldığında önce almayı düşünmüş olsa da zamanla vaz geçti ama satış başlayınca yeniden fikirler değişti ve herkes aldı.

İşin Moda Kısmı

Her ne kadar teknolojik bir ürün olsa bile Apple Watch tarzı da yansıtan giyilebilir bir ürün olarak geri kalmıyor. Günün her anı bileğinizde duran bu şeyin hayata kattıklarından önce hissettirdiklerine değinmek istiyorum.

Eğer en ucuz versiyon olan Apple Watch Sport, bir de üstüne uzay grisi tercih ettiyseniz ürünü bir başkasının hemen fark etmesini beklememelisiniz. Neticede Casio’nun şu ünlü asker saati modelinden pek de farklı görünmüyor. Yakından incelendiğinde şıklığı göze çarpıyor elbette ama kalabalığın arasından sıyrılabilmek için farklı renkli spor kayışlar ile gümüş renkli modele veya çelik kasalı Apple Watch’a yönelmek isteyebilirsiniz. Apple Watch Edition ise neredeyse tamamen ayrı bir klasmanda yer alıyor ve adeta “ben buradayım” diye haykırıyor.

Ekran Resmi 2015-08-09 18.33.21Apple Watch Sport, Apple Watch ve Apple Watch Edition koleksiyonları arasında en hafif ve en kullanışlı model şüphesiz Apple Watch Sport. Camı diğer iki koleksiyon grubunun dışında, safir yerine ion-x ile üretiliyor. Bazıları safir ekranın yansıma sorunları nedeniyle Apple Watch Sport’un daha iyi görüntü verdiğini idda ediyor ancak uzun süreli deneme şansım olmadığı için bu konuda yorum yapamayacağım. Bu yazıda bir ilki gerçekleştiriyoruz ve Elma Dergisi çetesinin üyeleri zamanla izlenimlerini yazı altında paylaşacaklar. Bu şekilde kişiden kişiye nelerin ortak, nelerin farklı algılandığını daha kolay öğreneceksiniz.

Satın aldığımdan beri sabahın erken saatlerinde takıp gecenin geç saatlerinde yatarken çıkartmama rağmen ergonomik olarak herhangi bir rahatsızlık hissettirdiğini söyleyemeyeceğim. 42mm Apple Watch Sport modelini, spor bant ile kullanıyorum ve şimdiye kadar taktığım saatler yanında malzeme olarak basit kalsa da kullanışlılık ve şıklık açısından çoğundan daha iyi diyebilirim. Öylesine hafif ki, bazen bileğinizde olduğunu unutuyorsunuz.

Genelde ilk nesil Apple ürünlerini almayı tercih etmeyen biri olduğum ve tam olarak neyle karşılaşacağımı bilmediğimden Apple Watch Sport tercih ettim ama her an (Apple’ın 14 günlük iade/değiştirme süreci dolmadan) paslanmaz çelik Apple Watch ile değiştirebilirim. Aluminyum kasa da şık fakat çelik kasalı Apple Watch gerçekten farklı olduğunu hemen belli ediyor. Apple Watch Edition ise en azından yenilenme periyodu henüz bilinmediği hatta tahmin bile edilemediği için şu an yatırım yapmak için yanlış ürün.

Apple Watch’ın şu an pazarda bulunan diğer akıllı saatlerden daha şık olduğunu düşünüyorum. Bu elbette göreceli. Çevremdeki insanların çok fazla dikkatini çekiyor. Sanırım bunun en büyük sorumlusu renk seçimi. Elma Dergisi’nden Mehmet Terziler ve ben hariç, Batuhan Hikmet Gürhan, Ömer Özkan ve Mahmud Alemdar tercihlerini uzay grisi aluminyum kasadan yana kullandı. Hatta ortak tanıdığımız birkaç arkadaş daha aynı rengi tercih ederek voltranı oluşturacak güce eriştiklerinden sessiz kalmayı tercih ettim.

Prestij meselesi bana göre Apple Watch veya Apple Watch Sport için söz konusu değil. Apple Watch Edition bile Rolex, A Lange & Söhne, Patek Philippe (bu markadan bahsetmeden edemiyorum) veya Audemars Piguet gibi oyuncuların yanında Casio’nun asker modeli gibi kalacağından yorumu alıcısına bırakmak daha doğru olacaktır.

İşlevsellik

Gelelim Apple Watch’ın hayatımıza kattıklarına. Pek çoğunuz alayım mı, faydalı mı, işime yarar mı gibi onlarca soru göndermiş. Sevgili dostum Durul Dalkanat ile sohbet ederken onun da beğendiği bir örneklememi yinelemek istiyorum. Sanırım bu ürün için en kısa tespitlerden biri bu;

Apple Watch bence çamaşır makinesi gibi. Olmasa da olur. Çamaşırını elde de yıkayabilirsin ama çamaşır makinen varken kimse çamaşırını elde yıkamak istemez.

Apple Watch’ın bir iPhone veya iPad gibi olmadığını kavramak uzun sürmüyor. Küçücük ekrandan hararetli yazışmalara eşlik etmek veya yaratıcı çalışmaları yönetmek mümkün değil. Küçük bir cihaz ama temel özellikler dışındakileri kullanabilmek için saatin takılı olmadığı elinizin boşta olması gerekebiliyor. Evet Siri çok iyi iş çıkartıyor ama örneğin yolda yürürken Instagramı ona açtırsanız dahi Digital Crown’u çevirecek bir ele ihtiyaç duymak kaçınılmaz.

11093079_262933893877296_855102774_n

Yine de sadece konuşarak ne kadar çok iş başardığını görmek beni şaşırttı doğrusu. Türkçe dikte özelliği ve Türkçe Siri iOS’a geldiğinden beri zaten klavyeyi doğru düzgün kullanmadığımdan hiç zorluk çekmedim alışmakta.

 

Canımı sıkan tek nokta, iPhone veya iPad’deki Siri’nin sesli geri bildirim özelliğinin Apple Watch’ta bulunmayışı oldu. Evet Siri’nin sesi yok. Size geri bildirimi ekrandan yapıyor ve bu durum Siri kullanırken ekrana bakmayı zorunlu hale getirdiğinden “Araç kullanırken acayip iyi olur” hayallerinin suya düşmesine sebep oluyor. iPhone ile uğraşmaktan elbette daha pratik ama bu durumun ilerleyen güncellemelerde acilen diğer cihazlardaki gibi çalışacak şekilde değiştirilmesi gerektiğini düşünenlerdenim.

Nedense önce olumsuz yönlerini bitirmek istedim çünkü pek fazla olumsuzluğu yok. Pil süresi ve saati şarja takma işlemi satın almadan önce kafamı kurcalayan noktalardan biriydi fakat bunun çok yersiz olduğunu farketmem de uzun sürmedi. İki metre uzunluktaki kablosuyla şarj adaptörü sürekli yatağınızın baş ucunda durduğu sürece de hiç sorun olmayacaktır. Zaten saatin altı için özel tasarlanan manyetik uç görevini layığıyla yerine getirebildiğinden, her gece iPhone’unuzu şarja takmaktan daha kolay olduğunu söyleyebilirim. Normal kullanımda 2 güne yakın giden pil ömrü, Elma Dergisi çetesinin tacizleri nedeniyle 1,5 hatta 1 güne kadar düşebiliyor. Digital Touch ile neler neler çizip gönderiyorlar tahmin bile edemezsiniz.

Apple Watch sayesinde daha sosyal (sanal sosyallikten bahsetmiyorum) oluyorsunuz. Arkadaşlarınızla bir aradayken süreki telefona yapışık yaşamanıza gerek kalmıyor zira istediğiniz her bildirim bileğinizde özel bir dokunuş hissiyle size ulaşıyor. Tek yapmanız gereken bileğinizi görebileceğiniz bir seviyeye doğru hafifçe eğmek. Bildirimlere cevap vermek de bir o kadar kolay. Henüz Whatsapp veya Facebook gibi meretlerin uyumlu uygulamaları olmadığından sadece gelen mesajları okuyabiliyorsunuz ancak bu bile günü kurtarmaya yetiyor.

Belki de Apple Watch’ın en güzel yanı, her şeyden haberdar olduğunuzdan kimsenin haberi olmaması.

Apple Watch’ın kadranını ihtiyaçlarınıza göre düzenleyebiliyor olmak ise bir başka büyük artı. Takviminizden fitness takibine, ayın durumundan borsanın ilerleyişine veya havanın durumuna kadar her şey gözünüzün ucunda duruyor ve tüm bu bilgilere neredeyse sıfır çaba ile ulaşıyorsunuz.

DSC_0013

Apple Watch, yerleşik olarak pek çok yararlı uygulama ile birlikte geliyor. Benim en sevdiğim uygulamalardan biri uzaktan iPhone kamerasının kontrolü oldu. Tüm arkadaş grubunuzu kadraja alabilecek bir mesafeye telefonunuzu yerleştirip deklanşörü bileğinizden kontrol etmek, bir de üstüne lensin gördüğü açının bileğinizdeki ekrana yansıması büyük rahatlık. Remote uygulaması ile Apple TV veya Mac’inizdeki iTunes kütüphanesini yönetmek de öyle.

Her birine uzun uzadıya değinmek yersiz. Söyleyebileceğim tek şey Apple Watch’taki harita uygulamasından telefon veya mesajlar uygulamasına kadar hepsi o küçücük ekran için özel olarak tasarlanmış ve kullanımları düşündüğünüzden çok daha pratik.

Özellikle araç içindeyken veya çalışırken telefonunuzun cebinizde veya çantanızda mı ya da çekmecede mi kaldığının artık herhangi bir önemi bulunmuyor. Menzil oldukça yeterli ve bu nedenle gün içinde telefonu elime alıp bir şeyleri kurcalama ihtiyacım en az %40 azaldı diyebilirim.

Kritik soru: Almalı Mıyım?

Henüz Apple Watch’a hiç bulaşmadıysanız, emin olun çok şey kaybetmediniz. iPhone’unuz zaten elinizin altında ve hemen her ihtiyaca cevap veriyor. Ancak yukarıda saydıklarımı ihtiyaç olarak düşünüyorsanız bir Apple Watch sahibi olmalısınız. Apple Watch, kullanmaya alıştıktan sonra sıradanlaşıyor ve artık ondan vaz geçemiyorsunuz. Saat ile bir hafta geçirdikten sonra ise özellikle mesajlaşma, kısa telefon görüşmeleri ve bildirimlerin takibi artık iPhone ile bile zor geliyor.

Apple Watch’ı da kullandığım diğer Apple ürünleri gibi korumak için özel bir çaba sarfetmiyorum. Zaten kılıf veya film gibi şeylerin tasarımcıya hakaret olduğunu düşünüyorum. Apple Watch bu haliyle gayet güzel ve mümkünse böyle güzel kalmaya devam etsin. Milimetrenin onda biri kalınlığındaki filmler dahi gözüme batıyor ve rahatsız ediyor.

Sonuç:

Apple Watch, tüm Apple ürünleri gibi güzel, pratik ve işlevsel. Tıpkı iPhone ve iPad’de olduğu gibi geliştiricilerin ürünü olmazsa olmaz yapacak uygulamalar yapacaklarını ve Apple’ın WatchOS 2.0 daki gibi yeniliklerle güncellemeyi sürdüreceğini düşünürsek bu ürün uzun süre bir aksesuar ve Siri sayesinde her daim yanınızdaki bir asistan olarak kalmaya devam edecek. Zevkinize göre bir model seçin ve kullanmaya başlayın. Siri’yi Scotty ile karıştırıp sizi ışınlamasını filan beklemiyorsanız Apple Watch şu an sahip olduğu özelliklerle bile sizi yeterince memnun edecektir.

Elma Dergisi Yazarlarının Kısaca Apple Watch Hakkındaki Yorumları

Batuhan Hikmet Gürhan

Önceden uyanır uyanmaz saatin kaç olduğuna bakardım şimdi saatin şarjının ne kadar kaldığına bakıyorum… Apple Watch kullanmaya başlayalı daha birkaç gün oldu ancak lansman sırasındaki eleştirilerimin tersi çıkmaya başladı.

Fotoğraflar da kocaman duran Apple Watch gerçekte oldukça küçükmüş. Hatta kutuyu ilk açtığımızda saatin 38 mm olduğunu düşündük. iPhone 6 Plus gibi büyük bir telefon kullanıyorsanız anlık işlerinizi yapmak için gayet kullanılışlı bir cihaz. Gözüme takılan tek eksisi Siri’nin sesli olarak cevap veriyor olmaması ya da “son mesajları oku” dediğinden seni iPhone’a yönlendiriyor olması.

Şarj konusunda ise normal kullanımda hemen bitme gibi bir durum söz konusu değil ama iPhone’u hiç çıkarmayayım bütün herşeye saatimden bakayım derseniz birkaç saat sonra geriye kolunuzda sadece bir bileklik olarak iş görür…

Mahmud Alemdar

Doğruyu söylemem gerekirse ben Apple’ın giyilebilir bir ürün üzerinde çalıştığını ilk duyduğumda bunun mantıklı olmadığını ve ortaya çıkacak cihazın çok gereksiz olduğunu düşününlerdendim. Nitekim geçtiğimiz yıl iPhone 6 ile aynı etkinlikte tanıtılan Apple Watch beni pekte ikna etmeyi başaramamıştı. Zaman ilerledi ve cihaz satışa sunuldu, kullanıcılardan gelen olumlu yorumlar ise beni ikna etmeye yetmedi. Fakat yine de Apple Watch’ı satın alıp denemeyi ve memnun kalmamam halinde Apple Store’a iki hafta içerisinde iade etme hakkımı kullanırım diye düşündüm. Şu anda bir haftadır Apple Watch’ı kullanıyorum (42mm Apple Watch Sport Uzay Grisi) ve kısacası ayrılmaz bir parçam haline geldi. Bunun bana kalırsa üç ana nedeni var ve ben bu nedenleri biraz daha detaylandıracağım.

1)Siri: Siri, Apple Watch’ta çok farklı ve aslında bu güzel bir şey. iOS cihazlarına kıyasla çok hızlı ve inanılmaz düşük hata paylarıyla her seferinde isteğinizi doğruca anlıyor ve yerine getiriyor. Üstelik sesli ortamlarda dahi beklenmedik şekilde size hizmet etmeye devam ediyor. Cihazda dikte özelliği de Türkçe’de dahi sizi hayal kırıklığına uğratmıyor. Cihazı kullandığım süredir dikte özelliği ile mesajlarımı yanıtladım ve şu ana kadar dikte özelliği yüzünden hiç iPhone’uma geçip şu mesajı düzelteyim dediğim olmadı. Siri, bazı isteklerinizi yerine getirmesi için sizi telefonunuza yönlendiriyor olsa da, Apple Watch’da Siri belki de ürünün en temel ve en iyi özelliği diyebiliriz.
2) İletişimin Yeni Yolları: Elmadergisi ailesi olarak hepimizde Apple Watch bulunuyor, bu yüzden gelen bu yeni özellikleri gündelik olarak kullanıyoruz, hatta o kadar ki bazen birbirimizi sinir edecek noktaya ulaştırıyoruz. Çizim yollama, hareketli emojiler, kalp ritmini paylaşma ve tabi ki dürtme. Fakat Facebook’ta ki dürtmenin aksine Watch’ta ekrana her tıklayışınız karşı tarafın kolunda hoş bir titreşim ya da Apple’ın deyişiyle taptik  hissettiriyor. Çizim yollama ise hayal gücünüz kadar önemli. Ekran küçük olduğu için zaman geçtikçe hem çizimleriniz hemde çizimlerinizin konusu iyileşiyor. Bizden örnek vermem gerekirse bir süre sonra günaydın yazarak yollamak yerine güneş çizimi yolluyorsunuz.
3) Bildirimler: Bildirimlerin Apple Watch’da olması size çok kolaylık sağlıyor. Bir bildirim veya bir arama geldiğinde saatinizi kaldırıp bakabiliyorsunuz. Arama ve mesajları cevaplayabiliyorsunuz ya da reddedebiliyorsunuz. Dikte özelliğinin de daha önce bahsettiğimiz gibi çok iyi çalışmasından dolayı hiç bir zorluk çıkmadan mesajlarınız cevaplanmış oluyor.
Konu dışına çıkmaya ne dersiniz? Cihazın birazcıkta pil süresinden bahsedelim. Ben 42mm’lik versiyonu kullanıyorum ve belirtilenlere göre bu versiyonun pil süresi 38mm’den daha uzun gidiyor. Cihazın pil süresi genel olarak yeterli seviyede. Çok yoğun kullanımlarda zor da olsa günü çıkartan ürünün, genel kullanımda ise pil süresi bir günü geçiyor. Şu ana kadar gün içerisinde yoğun kullanmama rağmen pilini şarj etmeye ihtiyaç duymadım fakat ürünü çok yoğun olarak kullandığım bir gün Watch’ın pili, günün sonunda akşam 7 gibi %10 seviyesine düştü ve cihazı eve varana kadar kullanmayı bıraktım. Aslına bakarsanız iPhone’umun pili, Watch’dan daha önce bitiyor diyebiliriz. Diğer taraftan iPhone’nun pil süresinde ise Apple Watch ile bağlantıdan dolayı oluşan herhangi hissedilir bir azalma olmadı.
Fitness, maillere göz atma, hava durumu ve takvim gibi ihtiyacınız olan bilgiye hızlıca ulaşabilme, uygulamalar gibi çok sayıda özelliğin bu cihaza dahil edildiğini gördüğünüzde cihazın sahip olduğu inanılmaz potansiyeli görebiliyorsunuz. Bu aslında ileride Apple Watch’ın nasıl bir cihaz olabileceğinin önizlemesi diyebiliriz. Son olarak cihazın fotoğraflarına aldanmayın, Apple Watch’ın 42mm versiyonu bile çok küçük, Apple Store’da çalışan Uzman’lardan öğrendiğime göre 38mm versiyonunun satış grafiği de 42mm’lik versiyona göre oldukça düşük, cihazı almayı düşünmeden önce bunu göz önünde bulundurmanızı tavsiye ederim.

Durul Dalkanat

Benim yorumlarım biraz da teknik, tecrübe ve kullanılabilirlik üzerine olacak.

1.Sirinin sesli olarak yanıt vermemesi gayet normal. Çünkü siri veri  – alış verişi sırasında saatin pilini daha da tüketecektir. Bu sebeple Siri’ye bu kadar takılmayın. Aynı şekilde map uygulaması içinde yorumum bu doğrultudadır. Apple , pili tüketen ne varsa Apple Watch’dan çıkarmış durumda.

2. 38 mm ve 42 mm aslında bir saat için hayati farklar değil. En son bana Nişanımda hediye edilen Omega 38 mm idi. Ve ben Apple Watch ile kıyasladığım da ancak Omega’nın 38 mm olduğunu anladım. Keza daha önce kullandığım Seiko Sportura 45 mm idi.

Şunu unutmayın saatte konu ebat değil, inceliktir. Saat ince ise kalitelidir.

3. Facebook mobil uygulaması özellikleri alt alta dizildiğin de 42 mm veya 38 mm abartıyorum 56 mm saat’de dahi kullanıma sunulacak UX ve UI fonksiyonlarını seçmek veya geliştirmek gerçekten çok zor. Nitekim Facebook’un apple watch ile ilgili açıklaması da “halen 42 mm nasıl sığdıracağımıza karar veremiyoruz “ şeklinde oldu.

4. 2005 senesinden beri giyilebilir teknolojiler kullanıyorum. Aslında bir arayüze sahip cihaz ilk giyilebilir cihaz nike plus + ipod entegrasyonudur. Bu birleşimden Apple’da Nike’da çok şey öğrendi. Şu anki mevcut activities yetenekleri bu ortalık sayesinde ortaya çıkmıştır.

5. Watch O.S 2 özelikle yazılım geliştiricilere ciddi imkanlar sunuyor. Ama halen iPhone müdahale edilen özellikler kapalı. Aynı ilk iOS 1’deki gibi yavaş yavaş açıcaklardır. Şu anda mesela background’a resim koyamıyoruz.

Ayrıca şu anda Watch O.S 1.2 kendi wifi bağlanma yeteneğine sahip değil. Bu da Watch O.S 2 ile birlikte gelecek.

6. Apple Watch giyilebilir teknoloji devriminin ilk ayağı şaşırtıcı bir şekilde bu devrim gözlükle başlamadı. Saatle başladı. Zaman içerisinde ilerleyecektir. Ama dediğim gibi ebat büyümeyecek sadece saat incelecektir.

7. Direkt olarak adres vereceğim sihirli elma nokta com + sevgili dostum Mehmet Avincan :) her iki yorumda da 1. Gen Apple Watch’un yatırım yapmak açısından acele edilmemesi gerektiğini ifade eden yorumlar yer altı. Ben bu konuya katılmıyorum. Çünkü saat bir iPhone veya iPad ebatlarına sahip değil. Yani eklene bilecek özellikler yazılım kaynaklı olabilir. 2. gen veya 3. gen ‘ e kadar olağan üstü bir devrim olmayacak.

8. Apple giyilebilir teknoloji akımına ve pazarına en son girdi. Ama pazarın % 85’ni kontrolü altına alarak bu konu da da kendini kanıtladı. Şu anda 8500 Apple Watch uygulaması var.

Tagged With: , ,