iOS 7 hakkında ilk izlenimlerim

ios7-logo

Apple, uzunca bir süre sessizliğin ardından 10 Haziran Pazartesi günü başlayan WWDC açılışında tanıttığı iOS 7 ile Apple takipçilerine yine hareketli günler yaşattı. Etkinlikte tanıtılan ürün ve hizmetlerin ayrı ayrı ele alınmasını daha mantıklı buldum. Bir haftadır test ettiğim iOS 7 hakkında ilk görüşlerimi yazmanın zamanı geldi sanırım. iOS 7 hakkında bir şeyler ifade etmeden önce bazı arkadaşlarımızın aklında oluşabilecek sorular için belki bir faydası olur düşüncesiyle ön bilgi aktarmakta yarar var.

Açıkcası etkinliği canlı olarak izlerken iOS 7 videosu gösterilmeye başladığından bitene kadar bu mereti biran önce yükleyip kullanabilmek için epey heyecanlı olduğumu söylemeliyim.

iOS 7, uzun zamandır kullanıcıların beklediği farklı kullanıcı arabirimi ve yeni birkaç özellik ile geliştiriciler için yayınlandı. Emin olduğum bir şey var ki bu işletim sistemini nihai sürümü yayınlanana kadar son kullanıcılar, geliştiricilerden daha fazla kullanmış olacak.

iOS 7’yi uyumlu iOS cihazınıza yükleyebilmek için bir geliştirici hesabına kayıt olmanız gerekiyor. Geliştirici hesapları, geliştirilecek olan uygulamayı test edebilmek için hesaba bağlı 100 cihaza kurulum yetkisi atayabiliyor.

Hemen her iOS sürümünün ilk betalarında olduğu gibi iOS 7‘nin de ilk betasında UDID kaydı yapmadan kurulum yapılabilmesine olanak tanıyan bir hata(!) mevcut. Bu açığın Apple tarafından bilinçli olarak bırakıldığına inananlar olduğu gibi gayet masumane bir açık olduğunu düşünenler de var. Bu tür bir girişim, malesef ikinci beta sürüm yayınlanana kadar geçerli oluyor ki sistem cihazı kaydı olmadığı için reddettiğinde kullanıcı apar topar bir önceki kararlı sürüme dönmeye çalışıyor ve yine malesef hiç istenmeyen kalıcı veya geçici veri kaybı yaşanabiliyor.

Aslına bakarsanız beta sürümleri son kullanıcıya önermiyorum. Bunu yıllardır tekrarlayıp durduk. Aramızdan bazı arkadaşlar “peki o halde neden kurulum yapmak isteyenlere yardım ediyor ve hatta imkan tanıyorsunuz?” şeklinde bir soru gelirse diye söylüyorum, kişilere ne yapıp ne yapmayacaklarını dayatacak değiliz ve en azından bir şeyleri doğru yapabilmeleri ve olası kötü bir senaryoyu en az zarar ile atlatabilmeleri için destek vermeyi sürdüreceğiz.

Bu kadar ön bilginin ardından gelelim iOS 7 hakkında düşündüklerime.

2007 yılında tanıtılan ilk iPhone’un yazılımı iPhone OS ‘tan iOS 6’ya kadar tüm sürümler irili ufaklı iyileştirmeler ve güncellemeler ile hep sistemi kullanıyormuşuz hissini yaşattı bize. Elbette hemen her yeni sürüm bambaşka özellikler ekledi sisteme ancak gerçekten köklü bir değişiklik gerçekleşmedi. Simgelerin tasarımından uygulamaların uyumuna kadar hemen her şey aynıydı. iOS’un görsel tarihi başlığı ile 15 Aralık 2011 tarihinde yayınladığımız bu yazı konu ile ilgilenenlerin hoşuna gidebilir. iOS 7 bu yüzden oldukça ses getiren bir iOS sürümü oldu. Neredeyse her şey baştan aşağı yeniden tasarlandı.

index_hero_keyframe

Ne yalan söyleyeyim, ekran kilidini açmak için mevcut sürükleme alanının bile kaldırılması, satışa sunulan her iPhone’u kullanmış olan beni bile kısa bir süreliğine dahi olsa afallattı. Ekranda kullanılan tema ve kontrol düğmeleri sistemin neresinde olursanız olun ekranın önceki sürümlerden daha büyük olduğu algısını yaratıyor. Elbette donanımsal olarak her şeyin aynı olduğu bir cihazda sadece yazılım olarak bunu başarabilmek büyük başarı.

İlk kez iOS 7 ile gelen dinamik duvar kağıtları ve statik duvar kağıtlarının katman / derinlik hissi oldukça iyi bir düşünce. Başarılı mı? Henüz değil. Sistem henüz ilk betada olduğu için sert eleştiride bulunmak istemiyorum ancak kusursuz akıcı, gerçekçi bir hissiyattan henüz oldukça uzak. Evet düşünce güzel ama henüz düzgün çalışmıyor.

fotoğrafKilidi açtığınızda karşımıza çıkan yeni ana ekranı gördüğümde kullandığım ifade sanırım “Aman tanrım” idi. Evet etkinlik boyunca ve hatta beta sürümü kurana kadar yeterince incelediğimi düşünüyordum fakat bunu elinizde tutmak çok farklı bir his. Burada yine iki önemli şey dikkatimi çekiyor, kilit ekranda olan derinlik hissi (ki aslında işletim sisteminin pek çok yerinde karşımızda) ve karnaval yeri gibi görünen yeni uygulama simgeleri.

Düşünce olarak o derinlik hissini – her ne kadar şimdilik sağlıklı çalışmasa da – sevdiğimi söyledim zaten ama şu simgelere bir türlü ısınamadım. Burada tasarımın, renklerin, uyumun ve belki de en önemlisi zevklerin ne kadar önemli olduğunu yeniden kavramak gerekli. Eşim bayıldı yeni ekranına. Ben hala alışmaya çalışıyorum. Evet hemen her yerleşik uygulama simgesi daha sade ve düz görünüyor ama o renkler yok mu… Umarım alışabilirim.

Sisteme entegre edilmiş olan her menü, her düğme, her simge, her metin kutusu görece birbiri ile genel olarak uyumlu. Çok ince düşünülmüş detaylar var. Her uygulama, aynı sistem içinde olduğunuzu size hatırlatırken uygulamada kullanılan renkler (örneğin takvimde kırmızı, notlar uygulamasında sarı) vurgular hangi uygulamada olduğunuzu adeta bağırıyor.

Yarı saydam metin kutusu veya ayar bölümlerini oldum olası sevemedim. MS Vista / Windows 7 kullanmak zorunda kaldığımda sırf bu yüzden mide sorunları yaşayanlardanım.

Tasarım olarak söylenecek öyle çok şey var ki, hepsini buraya sıkıştırmaya kalkışırsam bile yazıyı The Lord of The Rings ile mukayese etmeye çalışanlar çıkacağından uzatmamaya gayret göstereceğim. Özellikle tipografi, grafik alanında çalışanların da hem fikir olacağını düşündüğüm bir ayrıntı ise, her şeyin yeni başladığının sinyallerini alıyoruz iOS 7’de. Detaylar öylesine iyi ki, en az beş yıl boyunca bu ekrana bakacağımızı hissetmemek olanaksız. Kullandığımız sistem beta olmasına rağmen son sürüme kadar küçük birkaç fırça darbesi daha alacağını söyleyebilirim.

Beni şu aşamada asıl endişelendiren sistemin tasarım hataları oldu. Evet gayet ince düşünülmüş ama bu kez sanırım biraz fazla ince olmuş. Kişi kartlarındaki FaceTime ve Sesli FaceTime simgeleri bile birbirlerine yakın incecik içi boş çizgilerden oluşuyor. Sesli FaceTime görüşmesi yapmayı başarmadan evvel üç – beş kez Face Time araması yaptığım oldu. Basılmıyor arkadaş o düğmelere. Kökten mi değişir, hassasiyeti mi ayarlanır bilmiyorum ama oldukça kullanışsız. Elbette durum sadece konu edilen menü ile sınırlı değil değil. Kişi kartlarının detayları için yanlarında bulunan küçük simgeler de aynı sıkıntıyı paylaşıyor. Özellikle yeni Safari ve ayar ekranındaki simgelerin birbirlerine benzerliği ise yıllardır iPhone kullanan birini bile gözü kapalı yaptığı işler için zaman ayırmasına sebep olacak geçici problemlerden… Geçici diyorum çünkü bunların neredeyse hepsi yıllardır elimizin, gözümüzün alıştığı şeyler. Buna da alışacağız. Sadece biraz zaman ister. Mesajları, mailleri silmek için yaptığımız kaydırma hareketinin değişik tepkisi de yine alışkanlıkları değiştirecek gibi görünüyor.

fotoğrafGelen yeniliklerden kontrol merkezi adı verilen panel haricinde öyle ciddi görünen pek bir şey yok. Sadece bluetooth, wi-fi aç kapa olmadığı, el feneri, kronometre, hesap makinesi gibi kullanışlı öğelere hızlı ulaşmaya da imkan tanıdığı için artı puan kazandı. Bildirim merkezi, fazla veri içerdiği için “bugün, tümü ve cevapsız” olarak üç sekme sunuyor. Bugün sekmesi oldukça faydalı. Günün etkinlikleri, yoğunluğu hakkında yüçük yorumlarda bulunması da gayet güzel. Takvim uygulaması hayatlarının büyük bölümünü oluşturan kişiler için harkulade bir hareket olmuş.

Multitasking, yani çoklu görev yönetimi ekranı da yenilendi ama ona da bir türlü alışamadım. Home tuşuna çift tıklayarak açılmayı sürdüren ekranda, önceki sürümlerde en altta beliren simgelerin haricinde artık simgeler birbirinden daha ayrı duruyor ve üzerlerinde çalışan uygulamanın ekran görüntüsü yer alıyor. Kimileri için iyi bir özellik gibi gelebilir fakat şahsen ekrana bakmaktansa gözüm simgelere kayıyor. Hala simge arıyorum ve ekran görüntüleri nedeniyle daha az sayıda simge sığan ekranda aradığını bulmak bazen işkence haline gelebiliyor.

Yine önceki sürümlerde sayfa sayfa kayan uygulama simgeleri sağa veya sola doğru çektiğinizde çekme hızınıza bağlı olarak hareket ediyor ve fiziksel olarak daha gerçekçi bir şekilde yavaşlayarak duruyor. Bunun nesi kötü diyebilirsiniz ama kontrole yardımcı olmaktan uzak bir tasarım hatası daha diye düşünüyorum. Gerçekten aradığınızı bulmak zorlaşıyor. Kontrole yardımcı olmak ne demek? Şöyle düşünün; 500 beygirlik motora sahip bir süper spor otomobili ilk kez kullanıyorsunuz ve kalkışta gaza basıyorsunuz. Eğer kalkış kontrol desteğiniz yoksa başınıza gelecek en iyi şey küçük sıyrıklar ile kazayı atlatmak olur.

Kamera uygulamasına eklenen filtreler çok yaratıcı olmasa da kabul edilebilir bir başarı sunuyor. Baştan aşağı yenilenen kamera ekranı fotoğraf ve video seçeneklerini ekranı sağa sola kaydırarak değiştirmeye olanak sunuyor. Panorama ve kare fotoğraf çekimi de aynı şekilde entegre edilmiş ki düşünce gayet başarılı. Beta’dan kaynaklanan teknik sorunları genellikle hep görmezden geliyorum ama ilk betanın en sıkıntılı uygulamalardan biri kesinlikle kamera.

Kamera uygulamasına değinmişken aklıma gelen güzel bir yeniliğin de fotoğraflar uygulamasına geldiğini söylemeden edemeyeceğim. Tıpkı iPhoto’da etkinliklerin kendi kendine bölündüğü gibi fotoğraflar uygulamasındaki görseller, “anlar” adı altındaki bir özellikle otomatik olarak ayrılıyorlar. Aradığınız fotoğrafı bulmak çok kolay ve harici bir fotoğraf arşiv uygulamasına olan ihtiyacı azaltıyor. Yıllık fotoğraf izleyebilme ekranı da bulunuyor ama bunun kullanılacağına pek ihtimal vermiyorum. Milyon fotoğrafı aynı ekranda 2×2 piksel boyutunda görmek pek de mantıklı değil. Üzerine basınca büyüse ne olur büyümese ne olur?

Mac sistemlerde çok yoğun kullandığım AirDrop’un nihayet iOS’a entegre edilmiş olması güzel. Henüz bu özellik de sağlıklı çalışmıyor olsa bile son sürümde çalışacağını bilmek, aramızda 50 cm bile bulunmayan birine her şeyi iMessage veya Mail ile göndermek derdinden kurtarıyor. Gelecekte NFC veya farklı bir seçenek ile paylaşım seçeneklerinin geliştirilebilecek olması da ayrı bir mutluluk kaynağı.

ios72

Ah Safari vah Safari. Ne oldu sana öyle? Tıkır tıkır ekranda dikine cover flow misali kaydırabildiğimiz sekmeler haricinde kusur üzerine kusur var Safaride. Sürekli tam ekran özelliğini ne çok severdim. Ekranı yan çevirmişim, belli ki alana ihtiyacım var, haydi aşağı doğru kaydırırken alttaki kontrol simgelerinin kaybolması, adres çubuğunun küçülmesi iyi de neden tamamen yok olmuyorsunuz? Hangi sürüm yeniydi? 6 mı yoksa 7 mi? Kimisi sever belki ama arama ile ortak kullanılan adres çubuğundan kontrol düğmelerine kadar karmakarışık bir hale gelmiş güzelim Safari. Keyfi kaçmış kısacası. Kullanılabilirliği düşüreceğine inanıyorum ve umarım yanılıyorumdur. Birkaç beta sonra yorum yapmak daha mantıklı olur.

iOS 7 ile birlikte irili ufaklı yüzlerce yenilik geliyor. Arama veya mesaj engellemekten tutun sadece ses ile FaceTime kullanımına kadar pek çok yenilik var. İyileştirmeleri veya görsel değişikliklere hiç girmiyorum bile.

Genel olarak kullanıcıların büyük çoğunluğunun istediği yenilik hissini veren, aynı ama farklı bir sistem olmuş iOS 7. Sanki biraz aceleye getirilmiş hissi yaratmıyor değil. Umarım zaman zaman yayınlanacak güncellemeler ile ve hepsinden önemlisi şu beta süreci boyunca tüm önemli tasarımsal hatalar giderilir.

Denemeli mi?

Evet! Mutlaka denenmeli. Ama bir gün, ama üç ay. Sabırsız olmayı gerektirecek kadar büyük yenilikler ile geliyor iOS 7. Sevip sevmemek biraz zevk, biraz anlayış işi. Şahsen öyle çok sevdiğimi söyleyemeyeceğim ama düşük puan vermemin en büyük sebebi görsel, rengarenk arayüz oldu ki yazı içinde dediğim gibi eşim tam tersi görüşteydi. Pek çok kişi de eminim sevecektir yeni arayüzü. Sadece bana göre değil.

Hatalarıyla bile olsa test etmeyi sürdüreceğim ve umarım her yeni betada giderilmiş hataları ve yeni eklenen özellikleri keyifle sizlere aktaracağım.

Yazıyı beğendiyseniz lütfen paylaşın. Ama sadece paylaşmakla kalmayın, yorumlarınız ile yazıya düşüncelerinizi ekleyin ki tartışabilelim.

Tagged With: , ,