iOS 10 Beta İncelemesi

Bir WWDC’yi daha geride bırakıp önümüze bakma zamanı geldi. iOS 10 tanıtımını izlerken sıkıldım diyemem ama pek de etkilendiğimi söyleyemeyeceğim. Pek çok beta döneminde olduğu gibi bunda da gizli saklı güzelliklerin mutlu edeceğini umut ederek ilk betayı hemen kurup kullanmaya başladım. Sizi temin ederim Apple daha önce beni pek çok kez hayal kırıklığına uğrattı ancak bu seferki başka bir şey…

Yenilikler

Kurulum tamamlanır tamamlanmaz hemen dikkat çeken şey telefonu eline alır almaz ekranın açılması ve varsa bildirimlerin IMG_1527gözükmesi oldu. Belki iPhone 6 veya iPhone SE kullanıcıları çok sıkıntı yaşamadılar fakat iPhone 6s kullanıcılarını en çok rahatsız eden şeylerden biri de yeni nesil Touch ID’nin aşırı hassas ve hızlı olmasıydı. Şimdi bunun nesi kötü diye düşünenler olabilir. Ekrandaki bildirimi görmek için Touch ID’ye dokunduğunuz anda kilit açılıyordu. Telefonu kendinize doğru kaldırdığınız anda ekranın açılması bu nedenle oldukça mantıklı.

Madem kilit ekranla başladık, onunla devam edelim. İlk iPhone’dan beri kilit ekranda sistemi açabilmek için bulunan ‘açmak için sürükle’ olayı iOS 10 ile tarihe karışıyor. İlk başta garipsiyor insan ama alışması kesinlikle uzun sürmüyor ve oldukça da mantıklı. Artık kilidi açabilmek için ana ekran düğmesine basmak gerekiyor. Fiziksel bu basma zorunluluğu neticesinde Touch ID de görevini gayet güzel yapıyor ve sistem kilidi açılıyor. Kilit açmadan fotoğraf çekebilmemizi sağlayan sağ alttaki kamera simgesi de artık yok. Bunun yerine ekranı sola doğru sürüklemek yeterli oluyor. Tam tersine, sağa doğru sürüklediğinizde ise widget ekranı geliyor. Widget ekranında neyin, nasıl, hangi sırayla görünmesini istiyorsanız ayarlayabiliyorsunuz.  Kilit ekrandaki bildirimlere 3D Touch özellikli bir iPhone kullanıyorsanız uygulamayı açmadan da ulaşabilmek güzel.

IMG_1528Evet iOS 10 incelemesi bu kadardı, dağılabiliriz. Şaka bir yana, gerçekten güncellemenin kilit ekran ve birkaç küçük görsel iyileştirme haricinde bizi sevindiren çok az yeniliği var.

Kontrol merkezi hayal kırıklıklarından biri. Hala kontrol merkezinde kişiselleştirme yapılamıyor. Tek yenilik, küçük görsel değişiklikler ve kontrol merkezi ekranını sola kaydırdığınızda çıkan müzik kumanda ekranı.

iOS 9 dahil şimdiye kadar Skype, Facebook veya Whatsapp ile yapılan VoIP aramaları bildirim gibi görünüyordu. iOS 10 ile birlikte bu aramalar tam ekran, standart aramaymış gibi görünecek. Şimdilik yine bildirim gibi görünmeyi sürdürüyor ama ilk beta için bunları görmezden geliyoruz.  Bu özellik operatörlerin geleceği hakkında birtakım hayaller kurmamı sağladı. Detaya inmeyeceğim ama operatörlerin günün birinde sadece veri paketi satacağını düşünen sadece ben değilim sanırım.

Benim gibi günlük hayatında sürekli iki dil kullanmak zorunda olup, sisteminde iki klavye birden tanımlı olan ve klavyeler arasında geçiş yapmaktan yorulmuş olanlar için güzel bir özellik daha gelmiş. Artık yazım dilinizi takip edip o dil ile devam etmenizi, sağlayan QuickType önerileri sunması kesinlikle iyi. Sıkça kullandığım QuickType özelliği çok daha iyi çalışıyor. Artık klavye ile bir şeyler yazarken sadece sonraki kelimelerinizi tahmin etmenin dışında yazılan metnin tamamını baz alarak çalışıyor.  Mesajlaşırken sizin için hazır cevaplar oluşturuyor. Dikte imkanı yoksa ve klavye ile yazarak cevap vermek gerekiyorsa gerçekten çok zaman kazandırıyor.

IMG_1529Notlar uygulamasında hoşuma giden bir yenilik var. Dilediğiniz herhangi bir notu, biriyle paylaşıp aynı anda aynı not üzerinde birlikte çalışabilme olanağı sağlanmış ki işe yarayabilir.

Küçük bir yenilik de saat uygulamasına gelmiş. Sağlık uygulaması ile birlikte çalışan Yatma Zamanı adlı bir bölüm var ve buradan uyku alarmı ve uyku incilemesi yapabiliyorsunuz. Tam olarak nasıl çalıştığını incelemeye fırsat bulamadım fakat aklımdaki şeyleri yapabiliyorsa tek başına incelemeyi hak eden bir özellik olacaktır. Bunu ilerleyen zamanda göreceğiz.

iOS 10 ile gelen yeniliklerden yüz güldüren bir diğer özellik ise Fotoğraflar uygulamasının kazandığı yeni yetenekler oldu. Nihayet macOS’ta olduğu gibi fotoğraflarınız yer veya yüz tanımlamasını yapıp ona göre akıllı albümler oluşturuyor. Hatta uygulama sahne veya obje tanımlaması da yapabiliyor. Bu sayede sahil diye arattığınızda sadece sahil temalı fotoğrafları görüntüleyebiliyorsunuz. Bu tanımlamaya nelerin dahil olduğunu henüz bilmiyorum. Birkaç deneme yaptım ancak ilk betada durumun pek de iç açıcı olmadığını söylemeliyim. Yüz ve yer tanımlaması ise oldukça başarılı. Anılar adlı yeni bölüm ise aynı etkinlikte çekilmiş olan fotoğraf ve videoları bir araya getirip güzel bir kolaj video IMG_1530oluşturup müzik eşliğinde oynatıyor. macOS’taki fotoğraflar uygulamasında etkinliğin üzerindeki play tuşu ile bu yapılabiliyordu, şimdi bunu otomatik olarak uygulama kendisi yapıyor.

iOS 10’daki müzik uygulaması baştan sona yenilenmiş. Biraz daha başarılı olmuş. Özellikle arşiv yönetimi çok daha iyi. Şarkı sözü bölümü de eklenmiş fakat ben bu sürümde biraz uğraşsam da tecrübe edemedim.

Harita uygulamasında da bir iki küçük iyileştirme var. Uygulamayı açtığınızda Artık aracınızı park ettiğiniz yeri size gösterebiliyor. Bir konumdayken haritayı açtığınızda size direk eve veya işe yol tarifi önerebiliyor ki bunları konuma, zamana ve alışkanlıklarınıza göre kendisi yapıyor. Tamam biraz hızlı oldu. Şöyle anlatayım. Diyelim ki sabah evden çıkıp işe gittiniz. Akşam iş çıkışı harita uygulamasını açtığınızda alt kısımda son aramalarınızın da dahil olduğu bir menü bulunuyor. Bu menüde en üstte ise aracınızı park ettiğiniz yer ve genelde o saatlerde eve gidiyorsanız eve yol tarifi otomatik olarak beliriyor.  Ayrıca nihayet artık yol tarifi aldığınız yere alternatif rota seçebiliyorsunuz. Bunu trafik durumunun kötüleşmesi ile size öneri olarak sunması ise ince bir dokunuş. Ancak en güzel tarafı Harita uygulamasının geliştiricilere açılmış olması. Bu sayede haritadan bir nokta seçip (örneğin bir restoran), o restorana bir rezervasyon uygulaması ile yer ayırtmak mümkün olacak. Hem de uygulamadan hiç çıkmadan. Şimdilik tabiki bir işe yaramıyor ama harita uygulaması gelecekte vazgeçilmez uygulamalardan biri olacaktır.

IMG_1531Home adında yeni bir uygulama var fakat özellikle ülkemizde oldukça küçük bir grup insan tarafından kullanılan HomeKit uyumlu akıllı ev araçlarının tümümün tek bir yerden kontrol edilmesine olanak sağlıyor.  Uygulamayı açtığınızda evinizi ve odalarınızı ekleyip bu odalardaki akıllı ev ekipmanlarını ayrı ayrı veya tümünü birden aynı anda kontrol edebiliyorsunuz. Apple TV ile de bu kontrol mümkün olduğundan evinizde bulunmadığınız halde perdelerinizi açıp kapatabilirsiniz.

Mesajlar uygulaması ilk bakışta çok değişmemiş gibi görünse de tamamen yenilenmiş. Karma karışık saçma sapan bir şey olmuş. Yanar dönerli yazılar, patlayan hoplayan mesajlar var. Tüm ekranı kaplayan efektlerden mi yoksa devasa emojilerden mi bahsedeyim bilemedim.

Yeni bir mesaj oluşturduğunuzu varsayarak ilerleyelim, kafanız karışmasın. Kime yollayacağınızı seçtikten sonra fotoğraflarınızdan bir tanesini seçebileceğiniz veya yeni bir tane çekip yollayabileceğiniz kamera tuşu, Apple Watch ile bile ilk heves alındıktan sonra IMG_1532pek kullanılmayan digital touch çizimleri yollayabileceğiniz tuş ve son olarak iMessage için App Store tuşundan birini seçerek içeriği zenginleştirebiliyorsunuz. iMessage için App Store bölümünde şimdilik son kullanılanlar, klasik mac simgeleri, görsel arama ekranı ve Apple Music var fakat yakında geliştiriciler orayı tonla işe yaramaz şey ile dolduracaklardır. Bu sayede sticker, gif vb aklınıza gelen ne kadar yararsız şey varsa karşı tarafa yollayıp sinirini bozabilirsiniz. 13 yaşındaki kızların bile artık birbirlerine yollamaktan keyif almayacağı şeyleri neden iMessage’a dahil ettiklerine hala anlam verebilmiş değilim.

iMessage’a gelen yeniliklerin hepsi yararsız değil. Örneğin bir bağlantıyı yazdığınız veya kopyaladığınız bir yerden mesaj alanına yapıştırdığınızda karşı tarafa önizlemeli olarak gönderiliyor. Bağlantıdaki sayfaya dair bilgiler yer alıyor ki bu fena değil.

iMessage ile kullanılan emojiler büyümüş. Çok sevmesem de emoji sevenlerin hoşuna gidecek bir çalışma olmuş.

iOS 10’da yazdığınız mesaj balonunun türlü animasyonlar ile karşı tarafa iletilmesini sağlayan bir özellik var. Mesajı yazdıktan sonra ok tuşuna bastığınızda mesajı gönderiyor fakat eğer o ok tuşuna basılı tutarsanız animasyon menüsü açılıyor. Böylece mesaj balonuna çeşitli animasyonlar ekleyebiliyorsunuz. Aynı menüde bir de ekran sekmesi var. Bu sekmede ise tüm ekranı kaplayan animasyonlar ile mesaj ekranını zenginleştirebiliyorsunuz. Tüm bunları düşünmesi için birilerine ödeme yapmış olmalarını gerçekten kafam almıyor.

Son olarak mesaj ekranındayken telefonu yatay çevirdiğinizde kendi el yazınız ile bir şeyler yazabilmenize olanak tanınmış. Bu ne kadar gereklidir bilmiyorum ama sadece mürekkep izleri, gerçekçiliği hoşuma gitti hepsi o.

Bir de iPad’e özel yenilikten bahsedip bu bölümü sonlandıralım. Aynı anda tek bir safari ekranı görmek iOS 10 ile son buluyor. Aynı anda iki ekranda iki ayrı siteyi açıp örneğin birinden okuyup diğerinde bir şeyler yazmak mümkün oluyor.

Yorumlar

Yazım dilimden de anlayabileceğiniz gibi bu güncellemeyi sevmedim. İlk beta olması nedeniyle pek çok şeyin ya hiç çalışmadığı ya da düzgün çalışmadığını bahane etmiyorum. Anlatılan veya kendim keşfettiğim özelliklere bakıyorum, günlük hayattaki bu özellikleri kullanımımı düşünüyorum. Yetmiyor günlük hayatımda bu özellikleri kullanmak için kendimi zorluyorum ama yine olmuyor. Neredeyse çoğu bir işe yaramıyor. Peki bu yenilikler işe yaramıyor diye güncelleme yapmaya değmez mi?

Küçük bir ayrıntıyı sizlere yukarıdaki yenilikler bölümünde anlatmadan geçtim. Siri, Harita, iMessage. Özellikle de Siri. Bu araçlar artık geliştiricilere açık. Bu da demek oluyor ki “evet yararsız pek çok yenilik gelecek ama” oldukça yararlı yenilikler de gelecek. Artık gelişmenin sonu yok. Siri’ye eklenebilecek yeteneklerin bir sonu yok. Aynısı harita veya iMessage için de geçerli. Tahminen birkaç ay sonra, iOS 10 son kullanıcı ile buluştuğu aylarda bile pek çok yetenek kazanmış olacaklar. İşte bu, oyunu tamamen değiştirecek. Şu an iOS 10 kullanmanın inanın bana hiç bir artısı yok. Hatta pil ömrünü neredeyse yarı yarıya etkilediği için zararı var. Ancak nihai sürüm yayınlandıktan birkaç ay kadar sonra inanılmaz yeni özellikler ile iPhone veya iPad’imizi kullanıyor olacağız.

Bir ayrıntı da büyük resmi görebilmek ile ilgili. Sadece iOS 10 olarak bu güncellemeyi düşünürsek hakkındaki görüşüm vasattan öteye geçmez. Fakat macOS Sierra, watchOS 3 ve iOS 10 olarak düşünürsem daha mantıklı bir yere varıyorum. Örneğin WatchOS 3 yüklü Apple Watch veya iOS 10 yüklü bir iPhone ile, Sierra yüklü Mac’inize yanaştığınızda şifre bile girmenize gerek kalmıyor. Ya da iOS 10 yüklü iPhone’unuzda kopyaladığınız bir metni Sierra yüklü bir Mac’te yapıştır diyebiliyorsunuz. Bunlar gibi ayrıntılar durumu biraz olsun toparlıyor. Geliştiricilerin Siri için sağlayacağı yeni yetenekleri düşünmek biraz olsun yitirdiğim heyecanı artırıyor.

Yine de bu güncellemenin bir işletim sisteminin yeni sürümü olarak anılması beni biraz düşündürüyor. Gerçi Apple bunu bir süredir yapıyor ve şu an üzerinde çalıştığım bambaşka bir yazının konusu ama insan yeni major sürüm dendiğinde biraz daha işe yarar ve daha önemli yenilikler bekliyor.

İlk beta sürüm ile hemen moralleri bozmayalım. Şu an sistemin içindeki saat uygulaması gibi pek çok yerde koyu temadan kalıntılar görmek mümkün. Birkaç beta sonra koyu tema da gelecektir sanıyorum. Belki biraz daha şekle girer yazılım. Birlikte bekleyip görelim. Yükleyip yüklememek konusunda tereddüt edenler için ise tek bir önerim var. Meraklanmaya bile değmez. En azından birkaç beta çıkana kadar bekleyin. Kendinizi tutabiliyorsanız (ki gerçekten tutamayacak bir şey yok) beta yazılıma hiç bulaşmayın.

WWDC 16’da tanıtılan diğer sistemler ile ilgili incelemeler sürecek. Ayrıca her yeni keşifte bu yazı güncellenecek ve yeni yazılar eklenecek. Bu nedenle takipte kalmaya devam edin.

Elma Dergisi’ni Facebook veya Twitter üzerinden takip edebilirsiniz. Yazıyla ya da iOS 10 ile ilgili yorumlarınızı alt kısımdaki yorumlar bölümüne yazarak bizlerle paylaşabilirsiniz. Hatta yorumunuzu paylaşmışken eğer sevdiyseniz bu yazıyı da sosyal mecralarda paylaşıp daha fazla kişiye ulaşmamıza yardımcı olabilirsiniz.

Tagged With: , ,