Mac OS X Lion (10.7 Geliştirici Sürümü 11a390) incelemesi

Herkese merhaba.Uzun bir yazı olacak, şimdiden söyleyeyim. Geçen hafta Cumartesi akşamı, Mac OS X’in duyrulan son sürümü 10.7 Lion’ın geliştirici sürümü olan 11a390’ı sistemime yükleyip test ettim. Dergi biraz sessizdi ve bunda yeni işletim sisteminin büyük payı var, yani günah keçisi -ya da aslanı mı diyeyim- 10.7!

Sistem henüz 10.6’dan çok da farklı değil. Teknik detaylara girip sizi bunaltmayacağım. Neredeyse pek çok kişinin OS X mimarisi hakkında bilgi almak istemediğine eminim. Yine de özellikle merak edenler kısa bir öz geçmişi bu bağlantıdan okuyabilirler. Daha detaylı bilgi almak isteyenler ise benimle iletişime geçebilir. Yazının devamı için:

Karşıma çıkan ve ilk şey tersine dönmüş olan kaydırma oldu. Safari ya da diğer uygulamalarda dikey kaydırma, şimdiye kadar tüm işletim sistemlerinde (iOS hariç) var olanın aksine çalışıyor. Kabul etmeliyim ki sistemi ilk kez kullanan biri kadar zorluk yaşadım. Ekrandaki içeriği beynimizin hedeflemesini ve hareketini algılamasını düşündüğümüzde aslında doğru olanın Lion’daki olduğunu belirtmeden edemeyeceğim. Neden mi? Şu an okuduğunuz sayfadaki yazıları yukarı kaydırmak için parmaklarınızı aşağı doğru kaydırıyorsunuz. Aslında olması gereken yukarı kaldırmak istediğinizde doğal olarak parmaklarınızı da yukarı doğru hareket ettirmeniz. iOS’ta durum bu şekilde işliyor. Yani beynimizin istediği gibi. Bu yüzden iOS ‘a bu kadar çabuk alışıyoruz. Dokunma işlemini OS X’e sanırım en iyi bu şekilde aktarabilirlerdi. Kim bilir, Apple belki de yılların kazandırdığı alışkanlığı bozmayarak nihai kullanıcı sürümünde alışık olduğmuz sistemi geri getirecek ya da belki doğru olana geçip bir süre beynimizi zorlayacak. Zaman içinde göreceğiz.

Lion’un videolarını ve tanıtımını izleyenler, dergiden takip edenler zaten aşağı yukarı ne ile karşılaşacaklarını biliyorlar. Biraz daha aydınlatıcı bilgi verelim.

Launchpad

Launchpad, Apple’ın deyimiyle uygulamalarımız için bir ev gibi. Tıpkı iPad’de olduğu gibi, uygulamalara anında ulaşabilmemiz için olanak sağlayan bir yenilik. Launchpad’e ulaşabilmek için Dock üzerindeki simgeye tıklamak ya da beş parmağımızı trackpad ortasına doğru hareket ettirmek yeterli. Launchpad anında ekranımızda beliriyor ve iPad veya iPhone’da olduğu gibi uygulama ekranları arasında iki parmak ile geçiş yapabiliyoruz. Uygulamaları sayfalar arasında taşımak ya da Folders özelliği ile uygulamaları kategorize etmek mümkün. Mac App Store’dan indirdiğimiz uygulamalar da otomatik olarak Lounchpad’e yerleşiyor.

Tam ekran uygulamalar

Lion’un belki de en sevdiğim özelliklerinden biri, tam ekran çalıştırdığı uygulamalar oldu. iPhoto’nun son güncellemesi ile Snow Leopard üzerinde tam ekran çalışma keyfine zaten alışmıştık. Artık bu özellik neredeyse tüm uygulamalar için geçerli. Uygulamayı tam ekran çalıştırırken sadece yaptığınız işe konsantire olabilmeniz ve haliyle daha başarılı bir iş çıkartmanız mümkün hale geliyor. İşim nedeniyle genelde pek çok görevi aynı anda gerçekleştirmeye çalışık olan ben gibi kullanıcıların kullanmayacağını düşündüğüm özelliği, tek bir uygulamanın başından ayrılmadan çalışmak zorunda olanlar çok sevecek.

Mission Control

Mission Control, çalışma anında açık olan uygulamaları inanılmaz kullanışlı bir şekilde organize etmekle kalmıyor, uygulamalar arasında geçiş yapma, çok pencere ile çalışırken kaybolmama gibi Exposé konforunu bir adım ileriye taşıyor. Spaces ile birden fazla masaüstü çalıştıranlar için de çok büyük bir kolaylık sunuyor Mission Control. O anda çalıştığınız ekranlara da anında ulaşıp müdahale edebilmeye olanak tanıyan özellik, kesinlikle zaman kazandırıyor. Geçiş yapmak istediğiniz ekrana tıklamanız yeterli.

Yeni Multitouch kontrolleri ve animasyonlar

Lion ile bir sürü Multitouch kontrolüne ve animasyonlara sahip oluyoruz. Özellikle tam ekran geçişleri harika. Bunları size burada ne kadar anlatsam da, denemeden asla ne demek istediğimi anlayamayacaksınız. Launcpad’i anlatırken şu beş parmak olayından tekrar bahsetmeme gerek yok sanırım :)

Auto Save

Apple, Command+S’e güle güle dememizi istiyor. Auto Save, Mac OS X Lion üzerinde çalışırken işimizi kendisi otomatik olarak kaydediyor. Böylece bizim yapmamıza gerek kalmıyor. Lion, çalıştığımız dömükan üzerindeki değişiklikleri, disk alanını en iyi şekilde kullanarak akıllıca saklıyor. Lock özelliği, çalışmanızın şeklini, sizin istediğiniz tarzda kaydediyor ve böylece veri kaybına engel oluyor.

Versions

Time Machine kullananlar, Versions özelliğinde yabancılık çekmeyeceklerdir. Versions, çalıştığınız dökümanın gelişim sürecini takip ediyor. Bir dökümanı her açtığınızda ve çalışırken geçirdiğiniz her saati yeni bir sürüm olarak kayıt altında tutuyor. Bu şekilde çalıştığınız döküman üzerinde, zamanda geriye ya da belgenin son haline gidip gelebiliyorsunuz. Dökümanınızın eski halinden dilediğiniz bölümü kopyalayıp yeni haline yapıştırabilmek de Versions’un sunduğu konfor ögelerinden biri.

Resume

Bilgisayarınızı kapatıp açanlardansanız (sanırım en son geçen hafta bir iş seyahatine giderken kapatmıştım), bu özellik hayli işinize yarayacaktır. Nasıl olduğunu bilirsiniz. Bilgisayarınızı kapatıp açarsınız ve bir önceki oturumdan eser kalmamıştır. Resume sayesinde Lion üzerinde sisteminizi kapattığınızda, son oturumunuzda açık olan uygulamalar ve işler kayıt altına alınır ve yeniden başlattığınızda, aynen bıraktığınız yerden işinize devam etmeye başlar ve böylece zamandan kazanırsınız. Örneğin bir proje üzerinde çalışıyorsunuz ve önemli bir sistem güncellemesi var ve sisteminizin yeniden başlatılması gerekiyor. Genellikle yaptığımız şey ya sistem güncellemesini ertelemek ya da işimizi kaydedip pencereleri, çalıştığımız uygulamaları kapatıp güncellemeye başlamak, yeniden sistemi başlatmak ve herşeyi yeni baştan açmak. Resume sayesinde artık her seferinde işe taslaktan başlamaktan kurtulmuş olacağız. (Biliyorum. Bazen uzun cümleler kuruyorum ve cümle sinir bozucu bir hal alabiliyor)

Mail 5

iPad tecrübesi olanlar, Yeni Mail sürümünü çok beğenecekler. iPad’den edinilen tecrübe, Mail 5’te fazlasıyla kendini göstermiş. Uygulama tamamen baştan yazılmış diyebiliriz. Görünüşü, hissi ve özellikleri değişmiş. Artık gelen kutusu sürekli gözümüzün önünde. Ayrıca Mail 5, kişiler arasında gidip gelen mail trafiğini “Diyalog” olarak biçimlendiriyor ve bölece kime, ne yazdığınızı atlamıyorsunuz. Diyaloga tıklayarak kronolojik sıradaki  içeriğine ulaşıyor ve dilerseniz diyalogdaki bir mesajı, dilerseniz tüm diyaloğu seçip dosyalayabilir veya silebiliyorsunuz. Yeni mail kutusu çubuğu ile sık kullanılan klasörlerinize tek tıklama ile ulaşabilmek de Mail 5’i keyifli bir hale getiriyor. Mail 5 ayrıca güçlü bir arama sistemi ile birlikte geliyor. En geniş mail arşivinde dahi kolaylıkla aradığınızı, genişlemiş arama kriterleri sayesinde bulmak oldukça kolaylaşıyor.

AirDrop

Apple, Mac OS X 10.7 Lion ile birlikte yeni bir özellik daha sunuyor. “AirDrop”. Air Drop, basitçe, aynı kablosuz ağda bulunan birden çok bilgisayar için anlık dosya paylaşım çözümü sunuyor. Şu videoya göz atıp tam işleyişi hakkında daha detaylı bilgi alabilirsiniz:

 

Kısa bir değerlendirme

Aslında Mac OS X’in yeni sürümü Lion hakkında yazılacak sayfalar dolusu yazı var. Pek çoğunu kullanırken fark ediyorsunuz. Kısa kısa büyük özelliklere değinmek istedim. Bir özellik var ki, bir an acaba diye düşünmeme sebep oldu. Sistem özellikleri içindeki Konuşma (Speech) bölümünde onlarca yeni dil seçeneği vardı. Bunların arasında “Aylin” adlı sesi görmek beni gerçekten heyecanlandırdı. Sırf bu ve bunun gibi birkaç özellik için geçen gün sistemden kaldırdığım 10.7’yi ayrı bir bölümde tekrar kurdum. Zaman zaman inceleyip burada fark ettiğim yeniliklerden bahsedeceğim. Resmi olmasa da Lion’un yerleşik Türkçe ile gelmeyeceğine dair bir açıklama Mail’i bulunuyor. Daha önce bundan bahsetmiştim. Yasal olarak Apple geliştirici hesabı ile indirebileceğiniz Lion’a, Torrent sitelerinden de ulaşabilmek mümkün.

Sistem her ne kadar kararlı ve hızlı görünse de, hala pek çok açık ve hata içeriyor olması, kesinlikle ne yaptığını bilmeyen kullanıcıların uzak durmasını gerektiriyor.  Yani sırf meraktan kuracaksanız, kurmayın. Ya da benim gibi ayrı bir bölüm oluşturarak deneyebilir, hevesinizi aldıktan sonra bölümü silebilirsiniz.

Sistem fazlasıyla kaynak tüketiyor. Henüz geliştirici sürümü olduğu için altını çizerek söylüyorum, Üzerinde güvenle çalışmak, ana işletim sistemi gibi kullanmak için uygun değil! (gerçi bu bold oldu ama olsun)

Genel sistem iyileştirmeleri, hızı, kullanım kolaylığı ve makyajlanmış arayüzü (kaydırma çubuklarına elveda demeye hazırlanın) oldukça güzel. Yaz aylarında satışa sunulması (veya yeni Mac’ler ile birlikte dağıtılmaya başlanması) ‘nı beklediğim işletim sistemi, her büyük kedinin gelişinde olduğu gibi büyük ses getirecek gibi görünüyor.

Ekran Görüntüleri:

Tagged With: , , , , , , , , , , , ,