Apple’ın Yeni Oyuncakları Bölüm 3: Apple Watch

Apple Watch. Söylenecek öyle çok şey var ki bu şey ile ilgili, neresinden başlasam bilemedim. Apple’ı Apple yapan en önemli etkenlerden biri de sanırım birkaç yılda bir tanıttığı, sektöre şekil veren ürünleridir. Kişisel müzik çalar ürünlerini tarihin derinliklerine gömen iPod, müzik endüstrisini baştan yaratan iTunes, telefonu sadece bir iletişim aracı olmaktan çıkartıp hayatımızın en önemli parçalarından biri haline getiren iPhone ve post pc çağının fitilini ateşleyen iPad. Bu ürün ve hizmetlerden önce de ait oldukları sektörde benzerleri vardı ancak Apple işe el attıktan sonra bir daha asla o sektörde hiç bir şey eskisi gibi olmadı.

iPhone'dan önceki ve sonraki telefon tasarımları

iPhone’dan önceki ve sonraki telefon tasarımları

Uzun uzun anlatmaya niyetim yok. Apple bugün dünyanın en değerli şirketiyse, bir ürün çıkarttığı zaman dünya bundan bahsediyorsa fazla konuşmaya da gerek yok.

Tim Cook, 9 Eylül’deki etkinlikte “Apple’ın yeni bir çağa” girdiğini söyledi. Kimine göre abarttı, kimine göre ise çok haklı bulundu. Saat, oldukça kişisel bir ürün. Bir aksesuar aynı zamanda. Kimisinde hastalık derecesinde. Saat kolleksiyonu yapan çok sayıda tanıdığım var. Apple işin bu noktasını oldukça iyi anlamış gibi görünüyor. Sadece çok fazla işe yarar bir ürün yapmaya çalışmamış. Her zaman yaptığını daha iyi yapmış ve güzel görünen bir ürün çıkartmış. İstenenecek, arzu nesnesi olacak bir ürün. Üç farklı koleksiyon ve çok sayıda kayış tasarlamış ki şirketin her zaman sınırlı sayıda renk / malzeme felsefesine taban tabana zıt bir yaklaşım bu. Ancak konu masanızın üzerine koyduğunuz bir cihaz değil. Bunu gün boyu en çok göz önünde olan bileğinizde taşıyorsunuz. Bu şekilde tasarlanması gerekiyordu. Apple yine çok doğru bir adım attı. İlk iPhone veya ilk iPad’i gözümün önüne getiriyorum Apple Watch’ı yargılamak için. Çok çekiştirilecek bir ürün ama ne kadar doğru bir ürün olduğunu zaman kanıtlayacaktır.

AplWatch-Hero-Tumble-PRINT

Apple yine akıllı saat ürününü sektöre ilk kazandıran şirket olmadı. Tıpkı iPod, iPhone veya iPad’de olduğu gibi piyasada zaten var olan bir şey tanıttı bize. Rakipleri, akıllı telefonları o küçücük ekrana sıkıştırmaya çalışırken Apple dersine iyi çalışıp kullanım kolaylığı için yepyeni bir arayüz ve Digital Crown adlı şu çarkı yarattı. Aslında çok iyi bildiğimiz ancak uzaktan uzağa asla kullanamayacağımız “dokunarak iletişim” yöntemini de ürüne dahil etti. Üründe titreşim yerine dijital dokunuş dedikleri yeni bir teknoloji var.

Nihayetinde ortaya çok güzel görünen, iyi hissettiren, fazlasıyla kişiselleştirilebilen, çok işe yarayan ancak bir o kadar da kolay kullanılabilen bir ürün çıktı.

Apple’ın tasarım diline cuk diye oturan bir ürün Apple Watch. İlk başta yadırganır. “Sevmedim” diyenlerin sayısı hayli fazla olur. Çoğu hayatta almam der ama biraz zaman geçtikçe alışılır ve sonunda olmazsa olmaz bir başarı hikayesine dönüşür.

apple-watch

Apple’ı bu günlere taşıyan en önemli unsurlardan biri hemen hepinizin bildiği gibi detaylara verdiği önem. Seçilen malzemeler, malzemelerin işleniş biçimleri, tasarımın ayrıntıları ve ulaşılabilir fiyatı düşünüldüğünde Jony Ive’a olan hayranlığım daha da arttı. Yaratıcısının anlatımıyla hazırlanan şu güzel videoyu izlediniz mi bilmiyorum ama izlemediyseniz mutlaka bir göz atın;

http://youtu.be/ktujsc4ZUTo

İlk başta, henüz Apple Watch tanıtılmadan çok zaman önce, henüz dedikodu kıvamındayken bile ne işe yarayacağı ve hatta gerekliliği konusunda kendi kendime sorular sorup duruyordum. Tanıtımda pek çoğunuz gibi ben de “Vay be” dedim ama sorularıma henüz cevap bulabilmiş değildim. iPhone’um ile aram öyle iyiydi ki… Bileğimde duran bir iPhone’a hiç ihtiyaç duyabileceğimi sanmıyordum.

Apple 9 Eylül’deki etkinlikte canlı yayının olduğu sayfada, kaliteli görseller eşliğinde mini bir blog yayınladı. Belki farkındasınızdır o blog içinde etkinlik ile ilgili tweetler de gösteriliyordu. Atılan tweetleri milisaniyeler içinde tarayan ve bu yüzden kendini yenileyen bir kod yüzünden fiyaskoya dönüşen etkinlik yayınında detayları kaçırdığım için zaman bulduğum ilk an etkinliği sakince baştan sona tekrar izledim ve şu ünlü “evreka” hissini yaşadım.

Bunu şimdi burada ne kadar anlatabilirim bilmiyorum. Çoğunuz anlamayacak çünkü aklımda canlanan sayısız olasılığı anlatabilmek için yeterli zamanım yok. Kısa kısa geçiştirmeye de kalkışsam aklınızı karıştırıp yarardan çok zararım dokunacak.

08c57a594b246f3b501b71d3e4b04214217c0de0_medium_2xHasan Sütçüoğlu‘nun da dediği gibi “fiyatı biraz daha uygun olsaydı çok daha güzel bir oyuncak olacaktı bu Apple Watch”. Sevgililer birbirine kalp atışlarını yollar, programı yoğun olanlar ajandasındaki etkinlikleri kaçırmaz, facebookta zilyon tane arkadaşı olanlar bildirimleri atlamaz. Bense tembelliğimden midir nedir öyle güzel kullanım şekilleri düşündüm ki zaman zaman fırsat buldukça sizlerle bunları paylaşacağım.

Tanıtımda iPhone 6’nın bir adım önüne geçtiği açık. Adamlar belli ki bu yıl yememiş içmemiş Apple Watch için çalışmış. iPhone 6 gördüğünüz gibi neredeyse sıfır yenilik ile geliyor. Ekranı çekiştirip büyütmüşler hepsi bu. Apple geçen zaman diliminde tüm enerjisini saat için harcamış ki bu her açıdan kolayca fark edilebiliyor.

Özellikle üçüncü parti uygulama desteği ile hayatımıza katabileceği olanakların bir sınırı bulunmuyor. Şimdilik daha pek çok özelliği bile belli değilken olumlu veya olumsuz olarak Apple Watch’ı haddinden fazla eliştirmek pek de doğru değil. Henüz şarj süresini bile bilmiyoruz. Gerçi Tim Cook MagSafe mantığıyla takılan bu indüksiyonlu şarj sisteminden bahsederken “…bu sayede her akşam kolayca şarj edebileceksiniz” gibi bir cümle kurmuştu. Sadece bu cümleden bile hemen her akşam şarja takacak bir oyuncağımızın daha olacağını anlamak güç değil.

magsafe_apple_watch

Henüz elimizle tutmadan, gözümüzle görmeden tek seferde aklıma gelenlerin küçük bir kısmı bu kadar. Apple Türkiye bizi şaşırtarak zaten tanıtımın hemen ardından zengin görseller ve özenle Türkçe hazırlanmış resmi sitesinde bolca süslü cümle kurmuş. Şahsen edinilmesi gereken bir tecrübe olarak görüyorum Apple Watch’ı. Çıktığında alıp denedikten sonra işe yararlığını, gerekliliğini, olumlu veya olumsuz taraflarını en ince ayrıntısına kadar paylaşacağım.

Tartışmak için oldukça erken ama sizler Apple Watch hakkında neler düşünüyorsunuz? Tim Cook “Apple için yeni bir çağ” dedi. Sizce haklı mı? Almayı düşünüyor musunuz? İşe yarar mı yoksa Apple tarihine koca bir fiyasko olarak mı damgasını vuracak? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar bölümünde paylaşmaya ne dersiniz?

Bölüm1: iPhone 6   |   Bölüm2: Pay

Tagged With: